04/10/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

40 YILDIR MİNYATÜRLERİ ÇİNİDE YAŞATIYOR

Kütahyalı çini ustası Şemseddin Delen, yaklaşık 40 yıldır minyatür, gravür ve hat sanatını kendine özgü yöntemlerle çini panolara yansıtıyor. Çiniciler Çarşısı'ndaki kendisine ait sanat evinde çalışmalarını sürdüren 68 yaşındaki Delen, Levni, Matrakçı Nasuh ve Osman Hamdi Bey gibi bilinen sanatçıların eserlerini çini üzerine nakşediyor. ( Muharrem Cin - Anadolu Ajansı )

Kütahyalı çini ustası Şemseddin Delen, yaklaşık 40 yıldır minyatür, gravür ve hat sanatını kendine özgü yöntemlerle çini panolara yansıtıyor.

Çiniciler Çarşısı’ndaki kendisine ait sanat evinde çalışmalarını sürdüren 68 yaşındaki Delen, Levni, Matrakçı Nasuh ve Osman Hamdi Bey gibi bilinen sanatçıların eserlerini çini üzerine nakşediyor. Delen’in Avrupalı seyyahların gravürleri ve Süleymaniye Camisi ile Bursa Ulu Cami’deki hat örneklerini yansıttığı çini panolar, yurt içinde ve yurt dışında duvarları süslüyor.

İLK GÜNKÜ HEYECANLA

Kuzey Makedonya’nın Kalkandelen şehrinde doğan ve 67 yıl önce ailesinin göç etmesiyle Kütahya’ya yerleşen Delen, makine teknikerliğinin yanı sıra 1984’te başladığı çini sanatını ilk başladığı günkü gibi heyecanla sürdürdüğünü söyledi. Çini sanatını öğrendikten sonra minyatür çalışmalar da yapmaya başladığını belirten Delen, “İleriki dönemlerde gravür yaptım. Daha sonra hat sanatını çiçek motifleriyle çini eserler üstünde buluşturdum” dedi. Delen, farklı sanatların çini eserler üstünde harmanlanmasıyla görsel açıdan güzel sonuçlar elde ettiğini dile getirdi.

OSMANLI DÖNEMİNİN ESERLERİNİ İŞLİYOR

Osmanlı döneminde yaşamış minyatür sanatçılarının eserleri ile Avrupalı seyyahların gravürlerini çini panolara işlediğini anlatan Delen, şöyle devam etti: “Genellikle Osmanlı döneminin minyatür sanatçılarından asıl adı Abdülcelil Çelebi olan Levni’nin 17. yüzyıl eserleri arasındaki av sahnesi, piknik sahnesi ve polo sahnesini içeren minyatürleri çiniye aktarıyorum. Ayrıca Matrakçı Nasuh’un eserleri ile ressam Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi’ni çini eserlere yansıtıyorum. Gravürlerde, Avrupalı seyyahların yaptığı İzmir konakları en çok yaptığım eserlerden oluşuyor. Hat sanatında ise Süleymaniye Camisi’ndeki Fatiha Suresi ya da Bursa’daki Ulu Cami de bulunan hat örneklerini eserlerime yansıtıyorum.” Delen, minyatür, gravür ve hat eserlerin orijinalini bozmadan çiniye işlemeye özen gösterdiğini aktardı.

“ÇİNİ USTASI ESERİNE O ANKİ RUH HALİNİ YANSITIR”

Şemseddin Delen, sanatçının sanatı icra ederken içinde bulunduğu duygu durumuna dikkati çekerek, “Biliyorsunuz çini bir hayal dünyası ve ateşte açan çiçekler. Çinide gözyaşlarınız da sevinçleriniz de var. Eğer sevinçliyseniz o anda sizin yaptığınız esere güzelliği yansıyor. Üzüntülüyseniz yeri geliyor gözyaşlarınız da dökülüyor. O andaki durumumuza bağlı. Çini benim için bir derya. Çiniye daldığınız zaman bütün dünya meşakkatlilerini unutuyorsunuz. Kendimi ona odaklıyorum” ifadelerini kullandı.

ABD, İTALYA, ALMANYA VE İNGİLTERE’DEN ALICILARI VAR

Çinide kullanılan her bir desenin, her bir çiçeğin anlamı olduğunu vurgulayan Delen, “Lale biliyorsunuz Allah lafzı. Gül, Peygamber Efendimizi anlatır. Eserde kullanılan her motifin bir anlamı var.” değerlendirmesinde bulundu. Delen, eserlerinin yurt içi ve yurt dışındaki koleksiyonerler tarafından alındığını, birçok eserinin ABD, İtalya, Almanya ve İngiltere gibi ülkelere gönderildiğini sözlerine ekledi.