12/08/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

CEMİLE GÜL: “BEN ATATÜRKÇÜ TÜRK KADININI TEMSİL EDİYORUM”

Türkiye’nin kültürünü ve özünü dünyanın her yanında tanıtmayı amaçladığını belirten Kütahyalı Tasarımcı Cemile Gül: “Ben Atatürkçü Türk kadınını temsil ediyorum. Londra’da yaptığımız defileden sonra büyükelçinin beni arayarak, İngiltere Kraliyet Ailesinin ilk kez Türk Bayrağı önünde ayağa kalktığını söylemesi üzerine ülkemin kadınları adına ne kadar gururlandığımı anlatamam” dedi.

DPÜ’de “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” temalı söyleşi ve Kütahya’nın geleneksel kıyafetlerinin sergilendiği giyim gösterisi düzenlendi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Amfi-2’de düzenlenen etkinliğe Rektör Prof. Dr. Kâzım Uysal, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cengiz Duran, Kütahya Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Pınar Yazkaç, Kütahyalı girişimci Cemile Gül, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

UYSAL: “KÜTAHYALI KADINLAR BİRER SANATÇIDIR”

Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Kazım Uysal, kadın erkek eşittir söylemini üretip ardından da kadınlara fazladan iş yüklenmesini de kadına şiddet olarak gördüğünü belirtti. Uysal: “Kadının toplumdan soyutlanmaya çalışılmasını, üretimde yer almamasını istemek, kadından sadece annelik beklemek de doğru değil. Biz insanlar bu dengeyi kuracak düzeni oluşturmalıyız. Kadının sanattaki gücünü göz ardı etmemeliyiz. Kütahya özelinde kadınlarımız birer sanatçıdır. Bir işte çalışmayanlar evinde üretirler. Kütahya bu anlamda bir marka” ifadelerini kullandı.

YAZKAÇ: “KÜTAHYA, SANAT VE FOLKLORA ÖNCÜLÜK YAPAN BİR KENT OLMUŞTUR”

Rektör Uysal’ın ardından konuşan Doç. Dr. Pınar Yazkaç, “Kütahya’nın Somut Olmayan Kültürel Mirası Daneler Oyaları” başlıklı bir sunum yaptı. Yazkaç: “Tarihine baktığımızda Kütahya, her dönemde sanat ve folklora öncülük yapan bir kent olmuştur. Şairleri koruyan Germiyanoğulları’na ve bestekar padişahlarıyla ünlü Osmanlı’nın şehzadelerine ev sahipliği yapmıştır. Ayrıca Kütahya, Anadolu kadın giyim kültürü alanında çok zengin bir koleksiyonun sahibidir. Anadolu’nun her yanında kendine has folklorik, özellikle bölgenin kültürünü yansıtan giysileri vardır. İç Anadolu, Marmara ve Ege bölgeleri kavşağında bir geçiş noktasında bulunan Kütahya’nın, özellikle kadın giyimi konusunda Anadolu’nun başka hiçbir yerinde olmayan bir farklılık ve zenginliği bulunuyor” açıklamasında bulundu.

300’Ü AŞKIN OYA ÇEŞİDİ TESPİT EDİLDİ

Kütahya’nın Germiyan ve Osmanlı saray giysilerinin etkisi altında en kaliteli ipek, kadife, atlas kumaşların ve nakışların kullanıldığını hatırlatan Yazkaç, “Kütahya’da oyacılık, iğne oyacılığı biçiminde genellikle danenin çevresini süsleyen bir sanat olarak gelişmiş. İlimizde 300’ü aşkın oya çeşidi tespit edildi ve halen yeni buluşlarla iğne oyalarının çeşitleri artıyor. Dane oyaları isimlerini daha çok çiçeklerden almıştır. Bunlara Karanfil Oyası, Bademli, Gül Oyası, Beyaz Zambak Oyası, Nergis Çiçeği Oyası Menekşe Oyası, Özerlik Çiçeği Oyası gibi örnekler verebiliriz. Öte yandan Kütahya ilinin merkezinde oyalarının sosyal yaşam ve siyasi olaylardan da etkilendiğini görürüz. Meclis Kuruldu Oyası, Zeki Müren Oyası, Türkan Şoray Kirpiği, Teyyare Oyası gibi yüzlerce isimle iğne oyalarının motiflerinin günümüze kadar taşındığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

“KÜTAHYA’NIN DANE OYALARI” SANATSEVERLERLE BULUŞACAK

Pınar Yazkaç, dünya literatürüne, ‘Türk Danteli’ olarak giren iğne oyası motiflerinin, kadının hayal dünyasının ürünü olup aile içi ilişkilerde iletişim aracı olarak kullanıldığını söyledi.  İğne oyasıyla nakşedilen dokumalarda duyguların dile geldiğini aktaran Yazkaç: “DPÜ Bilimsel Araştırmalar Projesi Koordinatörlüğü bünyesinde yürütülen proje kapsamında bir kültür hizmeti olarak Kütahya’ya armağan etmek üzere hazırlanan ve benim de proje koordinatörü olarak editörlüğünü üstlendiğim ‘Kütahya Dane Oyaları’ aldı kitabımızı baskıya hazır duruma getirdik. Üniversitemiz tarafından baskısı yapılacak bu kitap, çok kısa süre içinde sanatseverlerle buluşacak” diyerek sözlerini tamamladı.

GÜL: “GERÇEK TÜRK KINA GECELERİNİ YAŞATMAK AMACIYLA YOLA ÇIKTIK”

Son olarak kürsüye çıkan isim Cemile Gül oldu. ‘Kütahyalı Kadın Girişimci Gözüyle: Kınalı Eller’ başlıklı sunumunu gerçekleştiren Cemile Gül: “Osmanlı’nın gelinliği, Kırmızı Tefe Başı Kıyafeti olarak adlandırılmıştır. Günümüzün beyaz gelinliği ise bize İtalya’dan ithal moda olarak gelmiştir. Kütahya’da hala gelin kızlarımızın gelinliği kırmızıdır. ‘Geleneksel Osmanlı Kınası Kınalı Eller’ projem de bu geleneği tekrar canlandırmak amacıyla hayata geçirdiğim bir projedir. Gerçek Türk kına gecelerini yaşatmak ve gençlerimize sevdirmek amacıyla yola çıktık. Amacım, ‘Kınalı Eller’ projesiyle adet ve göreneklerimizi doğru ve güzel bir biçimde gençlere aktarmak; kıyafetlerimizin bozulmamış hâliyle o dönemde kına geceleri nasıl yapılıyorsa bugün de Kütahya yöremizi yansıtan kına geceleri organize etmek ve bu geleneğimizi tüm ülke çapında tekrar yaygınlaştırmaktır” ifadelerine yer verdi.

“GELECEK NESLE KÖPRÜ OLMAYA ÇALIŞIYORUM”

Tasarımcı Cemile Gül konuşmasında, Türkiye’nin kültürünü ve özünü, kadınların kıyafetlerine işlediği birbirinden güzel motiflerle dünyanın her yanında tanıtmayı amaçladığını söyledi. Gül şöyle devam etti: “Ben Atatürkçü Türk kadınını temsil ediyorum. Londra’da yaptığımız defileden sonra büyükelçimizin beni arayarak İngiltere Kraliyet Ailesinin ilk kez bir bayrak önünde ayağa kalktığını ve bunun da Türk bayrağı olduğunu söylediği bir telefon aldığımda ülkemin kadınları adına ne kadar gururlandığımı anlatamam. Gelecek nesle köprü olmaya çalışıyorum. Tüm çabam gençlerimize kültürümüzü ve özümüzü aktarmak için. Bu çabama destek veren Kütahya Dumlupınar Üniversitesinin yeri bende hep ayrıdır. Üniversitem ne zaman isterse ben Kütahya kültürünü tanıtmak için elimden ne gelirse yapmaya hazırım.”

“OSMANLI KADIN KIYAFETLERİ” TANITILDI

Konuşmaların ardından Doç. Dr. Pınar Yazkaç ve Cemile Gül’e, Prof. Dr. Cengiz Duran tarafından Kütahya’nın kültür öğelerinin yaşatılması ve gelecek nesiller aktarılması konusundaki çabalarından dolayı plaket ve çiçek sunumu yapıldı. Etkinlik daha sonra Gül’ün “Osmanlı Kadın Kıyafetleri” koleksiyonun tanıtıldığı giyim gösterisiyle devam etti ve Kütahya Folklorunun en önemli oyunu Ferace Zeybeği ile sona erdi.