17/05/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

SUNAR: “BİZ ŞAHISLARLA DEĞİL ZİHNİYETLERLE UĞRAŞIRIZ”

Saadet Partisi olarak milli görüşçü olduklarını belirten Kütahya İl Başkanı Ahmet Sunar: “Bizim mücadelemiz Ahmet gitsin, Mehmet gelsin mücadelesi değildir. Biz şahıslarla değil zihniyetlerle uğraşırız. Tek arzumuz, tek derdimiz vardır; bu aziz millete hizmet etmek ve Cenabı Allah’ın rızasını kazanmaktır” dedi.

Kütahya Saadet Partisi il Başkanı Ahmet Sunar, Erbakan Haftası nedeniyle bir basın açıklaması düzenledi. Erbakan Haftası etkinlikleri çerçevesinde, her yıl farklı bir yönüyle Erbakan’ı anlamaya ve değerlendirmeye çalıştıklarını kaydeden Başkan Sunar: “Bu yılın ana teması, ‘Adil Devlet ve İnsanca Yaşam’ olarak belirlendi. Adalet; devletin temelidir. Adaletin olmadığı yerde ne devletten, ne düzenden, ne de insanca yaşamdan bahsetmek mümkün değildir. Bugün maalesef Türkiye’nin de, dünyanın da en büyük problemi, adaletsizliktir. Adalet konusunda yaşanan çifte standarttır” ifadelerini kullandı.

“SAVAŞIN İLK KAYBEDENİ ÇOCUKLARDIR”

Ukrayna’daki savaşa değinen Ahmet Sunar: “Unutmayalım savaşın ilk kaybedeni çocuklardır. Yeryüzündeki savaş ve çatışmalardan dolayı 82 milyon insan mülteci durumunda. Son 10 yılda 2 milyondan fazla çocuk bu çatışmalarda hayatını kaybetti, 6 milyon çocuk sakat kaldı. Irak’tan, Yemen’den, Filistin’den, Arakan’dan sonra korkarım şimdi bunlara Ukraynalı çocuklar da eklenecek” şeklinde konuştu.

“HER 3 GENCİMİZDEN BİRİ İŞSİZ”

Türkiye asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığına dikkat çeken Başkan Sunar: “16 milyon insanın açlık, 50 milyon insanın yoksulluk sınırının altında yaşadığı bir ülkede insanca yaşamdan bahsedilebilir mi! 5 milyondan fazla ailenin elektrik faturalarını ödeyemediği, 6 milyondan fazla hanenin sosyal yardım almadan geçinemediği bir ülkede, insanca yaşamdan bahsedilebilir mi? Her 3 gencimizden birinin işsiz olduğu bir ülkede, yüz binlerce ataması yapılmayan öğretmenin olduğu bir ülkede, işçi ve memur maaşlarının yoksulluk sınırının altında kaldığı bir ülkede, EYT ve KHK mağduriyetlerinin yıllardır giderilemediği bir ülkede, çocuklarına bez ve mama dahi alamayan milyonlarca ailenin olduğu bir ülkede; adaletten, adil bir devletten, adil paylaşımdan ve insanca yaşamdan bahsetmek mümkün müdür? Maalesef, hayır” diye konuştu.

“ÜLKENİN İMKÂN VE KAYNAKLARININ YANDAŞA AKTARILMASINA RIZA GÖSTERMİYORUZ”

Başkan Ahmet Sunar, Necmettin Erbakan’ın mücadelesinin en önemli hedeflerinden birisinin ‘Adil Devlet ve İnsanca Yaşam” için olduğunu vurguladı. “Biz de bugün O’nun çizgisini takip ediyor; O’nun mücadelesini referans alıyoruz” diyen Sunar: “Tıpkı Erbakan gibi, bu güzel ülkenin imkân ve kaynaklarının bir avuç yandaşa aktarılmasına rıza göstermiyoruz. Türkiye’nin varlıklarının haraç-mezat elden çıkarılmasına karşı çıkıyoruz. Milleti borca ve bankaya mahkûm eden faizci politikalara evet demiyoruz. Erbakan’ın, yalınayaklarıyla bir dilim ekmek için ekmek arabasının arkasından koşmak zorunda kalan küçük çocuğun hakkını aradığı gibi; biz de karnını doyurabilmek için akşam pazar yerlerinde artık toplayan insanların hakkını arıyor, bunun mücadelesini veriyoruz” açıklamasında bulundu.

“KUTUPLAŞAN DEĞİL, KUCAKLAŞAN BİR TÜRKİYE’Yİ BİRLİKTE İNŞA ETMELİYİZ”

Türkiye’nin bir diğer önemli probleminin de kutuplaşma olduğunu aktaran Ahmet Sunar: “Kutuplaşan değil, kucaklaşan bir Türkiye’yi birlikte inşa etmeliyiz. Partilerimiz, düşüncelerimiz, çözüm yollarımız farklı olsa da; birbirimizle konuşabildiğimiz ve bir masanın etrafında oturabildiğimiz gün, aşamayacağımız hiçbir engel, çözemeyeceğimiz hiçbir sorun kalmayacaktır. Bizim şiarımız; çifte standart değil adalettir! Üstünlük taslamak değil eşitliktir! Sömürü değil hakça paylaşımdır! Baskı ve tahakküm değil insan hakları ve hürriyettir! Şeffaflıktır, ehliyettir, liyakattir, dürüstlüktür. Dayatma değil uzlaşmadır” ifadelerine yer verdi.

“BİZ İSİMLERE DEĞİL İLKE VE PRENSİPLERE BAKARIZ”

Saadet Partisi olarak milli görüşçü olduklarını belirten Başkan Sunar: “Biz siyaseti makam ve mevki için, şan ve şöhret için yapmıyoruz.  Bizim mücadelemiz Ahmet gitsin, Mehmet gelsin mücadelesi değildir. Biz şahıslarla değil zihniyetlerle uğraşırız. Biz isimlere değil ilke ve prensiplere bakarız. Tıpkı Erbakan gibi bedel öderiz ama bu millete asla en ufak bir bedel ödetmeyiz. Hiçbir zaman kendi ikbalimiz için, milletin istikbalinden taviz vermeyiz. Tek arzumuz, tek derdimiz vardır; bu aziz millete hizmet etmek ve Cenabı Allah’ın rızasını kazanmaktır” diyerek sözlerine son verdi.