17/05/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

YAZKAÇ: “EYÜBOĞLU’NUN SANATI ANADOLU’DAN BESLENDİ”

DPÜ Kütahya Güzel Sanatlar MYO Müdürü Doç. Dr. Pınar Yazkaç, 8. Çağdaş Sanat Fuarı’nda Bedri Rahmi Eyüboğlu’nu konu alan bir sunum yaptı. Yazkaç: “Bedri Rahmi’nin sanatının nereden beslendiği sorusunun cevabı, yaşamı boyunca tutkunu olduğu ve diyar diyar gezdiği Anadolu, onun sanatının ilk ve en önemli kaynağı olmalıdır” dedi.

Kütahya Güzel Sanatlar MYO Müdürü Doç. Dr. Pınar Yazkaç, DPÜ’yü Ankara’da düzenlenen ve davetli konuşmacı olduğu 8. Çağdaş Sanat Fuarı’nda Bedri Rahmi Eyüboğlu’nu ve sanatını anlattığı sunumuyla temsil etti.

 “DERİN İZLER BIRAKTI”

Ankara’daki ATO Congresium Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ve Güzel Sanatlar Fakültesinden öğrencilerin de katıldığı kongrenin üçüncü gününde “Her Zaman Avangard Bir Sanatçı: Bedri Rahmi Eyüboğlu” başlıklı bir konuşma gerçekleşt Doç. Dr. Yazkaç, Eyüboğlu’nun yaşam öyküsünü aktardıktan sonra şu ifadeleri kullandı: “Bedri Rahmi’nin sanatının nereden beslendiği sorusunun cevabı, yaşamı boyunca tutkunu olduğu ve diyar diyar gezdiği Anadolu, onun sanatının ilk ve en önemli kaynağı olmalıdır. 1938’de yurt gezileriyle başlar bu süreç. Özellikle 1940’lı yıllardan sonraki işlerinde Anadolu’nun yerel olanın, duyarlılığına sağladığı katkı hemen hissedilmektedir. Evrensel ile yerel olanı kendi potasında eriterek özgün bir senteze ulaşmasındaki samimiyet, kendine özgü böylesine güçlü bir anlatım geliştirmesindeki olağanlık, ancak sanatçının ‘artistik gücü ile açıklanabilir. Ressam, ozan, yazar, kabına sığmaz coşkulu bir kişilik olan Bedri Rahmi, Türk resim sanatı tarihinde derin izler bırakmış güçlü bir sanatçıdır.”

BEDRİ RAHMİ’Yİ ETKİLEYEN GEZİLER VE KALAMIŞ YAZMALARI

Eyüboğlu’nun amacının, Anadolu kültürünün biçim ve renk zenginliğini; çağdaş teknikleri kullanarak yeni bir ifade yakalamak olduğunu kaydeden Doç. Dr. Yazkaç: “Anadolu insanının tema olarak resmine girmesi 1941 yılında IV. Yurt gezisi ile gittiği Çorum’dan sonra olmuştur. Çorum ve ilçelerinde üç ay dolaşmış, İskilip’ten özellikle çok etkilenmiştir. Anadolu gerçeği ile yüz yüze gelmek sanatçının ufkunu genişletmiş, konu dağarcığını zenginleştirmiştir. ‘Çorumlu Gelin’, ‘Halay’, ‘Horon’, ‘İğdeli Gelin Halayı’, konuları bu gezinin ardından resmine girer. Birkaç aylığına gittiği Paris’te gördüğü, yeryüzünün her yerinden insanların el işlerinin sergilendiği İnsan Müzesi onu yazmacılığa götüren yolun diğer köşe taşları arasındadır” dedi.

“TEŞEKKÜRÜN AZ GELECEĞİNE İNANIYORUZ”

Yazkaç, konuşmasının son bölümünde, Bedri Rahmi’nin sessiz sedasız yok olmaya yüz tutan yazmacılık sanatını yeni renk ve motiflerle hem özgürleştirip canlandırdığından söz ettikten sonra sözlerini: “Bugün Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Kalamış yazmalarından söz edebiliyor olmamız, 2009’da kaybettiğimiz rahmetli Mehmet Hamdi Eyüboğlu ve Kanadalı gelin Hughette Eyüboğlu sayesindedir. Bu aile geleneğini babadan oğula, gelinlerden torunlara aktaran ve imece usulü gelenekli bir sanatımız olan yazmaya yenilikler de katarak sevgiyle, tutkuyla, disiplinle, sabırla, emekle bugünlere ulaştıran tüm Eyüboğlu ailesine başta torunu Rahmi Eyüboğlu ve gelini Sibel Eyüboğlu’na teşekkürün az geleceğine inanıyoruz” ifadeleriyle tamamladı.