27/01/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

“YEREL BASINIMIZI, SOSYAL MEDYA CANAVARINA KURBAN ETMEYELİM”

Yerel basının yaşadığı sorunları meclis gündemine taşıyan MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, “Bizim sesimizi bulunduğumuz bölgelerden yurdumuza ve tüm dünyaya duyurmamızı sağlayan yerel basınımızı, sosyal medya canavarına kurban etmeyelim. Bu nedenle yerel basınımız anayasal düzenlemelerle can suyu vermeliyiz” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinin 3’üncü maddesi üzerinde MHP Grubu adına söz aldı. Kütahya’da yaşayan orman köylülerinin sıkıntılarını dile getiren Milletvekili Ahmet Erbaş, yerel basının da yok olmaması için anayasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini açıkladı.

ORMAN KÖYLÜLERİNİN SESİ OLDU

Kütahya’nın yüzde 56’sının orman olduğunu kaydeden Ahmet Erbaş; “Toplam 546 köyümüzün, 530’u orman köyüdür. Yani neredeyse köylerimizin tamamı orman köyüdür. Kütahya nüfusunun yüzde 23’ü orman köylerinde yaşıyor. Orman köylülerimizin çok büyük sosyoekonomik sıkıntıları bulunmaktadır. Orman köylülerin tek gelir kaynakları, Orman İşletme Müdürlüklerinin verdiği işlerdir ve sadece bu işlerle sınırlıdır. Orman köylüsünün, kesim sırasında sağlık güvencesinin olmaması, orman işçi bedellerinin düşük olması ve günlük yevmiyelerde yüksek kesintilerin olması, ödemelerin iş bitiminde yapılmaması, bazen iki veya üç ayı bulması. Tüm bunlar dünyada ve ülkemizde yaşanan beton dönüşümü yüzünden yaşadıkları köyleri kaybetme tehlikesi olan, orman ve tarım köylülerini zor durumda bırakmaktadır” ifadelerine yer verdi.

BEKLENTİLERİ TEK TEK SIRALADI

Milletvekili Ahmet Erbaş, orman köylülerinin beklentilerini açıklayarak: “Ormanlarda yapılacak işlerde ve eleman alımlarında orman köylüsü şartı getirilmeli; orman köylerindeki madencilik faaliyetlerinden elde edilen gelirlerden köylülere pay verilmesi; orman köylüsünün üretim yaptığı ürünlerin satışından elde edilen kârdan, belirli bir oranın köylüye yansıtılması; kesme, sürüme, taşım, fidan yetiştiriciliği, dikim, bakım gibi işlerden, orman köylüsü ve kooperatiflerin kâr payı alması gerekmektedir. Toplumun ekonomik olarak en alt kesimi olan orman köylerimizi akla sadece orman yangınlarında getirmememiz lazım. Şehirlerdeki genç işsiz oranını arttırmamak için orman ve tarım köylülerinin köylerini terk etmemelerini sağlamalıyız” şeklinde konuştu.

“TARIMSAL GİRDİLERİN DÜZENLENMESİ ÇİFTÇİYE CAN SUYU OLACAK”

Tarımın bir milletin, bir ülkenin can damarı olduğuna vurgu yapan Ahmet Erbaş: “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi; ‘Buğdayını, sütünü, etini, bilimini ve sanatını kendin ürettiğin sürece özgürsün.’ Pandemi göstermiştir ki tarımsız bir ülke dışa bağımlı yaşamaya mahkûmdur. Kütahya, termal bölgesidir, kaplıca bölgesidir; turizm olsun istiyoruz ama termal su imkânları sadece kaplıcalara değil, seralara da büyük avantajlar sağlamaktadır. Bizler de seracılık yapmak isteyen tüm yatırımcıları Simav’a, Gediz’e, Emet’e; kısaca Kütahya’ya davet ediyoruz. Bizim gibi termal suya sahip illerde tarım teşvikleri ve seracılık teşvikleri mutlaka farklı olmalıdır. Yine, tarımda kullanılan sulama sularının elektriğini mutlaka indirimli vermemiz gerekiyor. Et ve süt işletmecileri büyük sıkıntı içindedir. Özellikle yem, ilaç ve nakliye fiyatlarının, gübre fiyatının, tarımsal girdilerin düzenlenmesi çiftçimize can suyu olacaktır. Kırsal kalkınma desteği kapsamında, çiftçilerimizin ihtiyaç duydukları makinelere yüzde 50 hibe desteği sağlanmaktadır, bunun nüfusun 20 bin altındaki yerleşim yerlerinde uygulanması belirtilmiştir ancak geçiminin büyük bölümünü hâlen çiftçilikle sürdüren vatandaşlarımızın bir kısmı bu projeye başvuramamaktadır. Kırsal alan şartının kaldırılarak oluşan mağduriyetin giderilmesi önem arz etmektedir. Arazi mülkiyeti şartı yerine, çiftçi kayıt sisteminde ekili arazi şartı getirilmesi yerinde olacaktır diye düşünüyoruz” diye konuştu.

“SİMAV ÇAYI SON DERECE KİRLİ”

Kütahya’da inşaatı süren, planlanan 8 adet barajın olduğunu söyleyen Ahmet Erbaş: “Domaniç Çamlıca Barajı, Pazarlar Orhanlar Barajı, Tavşanlı Tunçbilek Barajı, Gediz Kayacık ve Murat Dağı Barajı, Simav Kızılcık, Örenli ve Yağmurlar Barajı. Yalnız, Simav’da yapılacak olan Örenli’yi besleyecek Simav Çayı son derece kirlidir, sebebi de bölgemizdeki yün yıkama fabrikalarıdır. Maalesef, arıtma tesisleri elektrik masrafları çok olacak diye çalıştırmıyorlar. Bölgede kanser oranları çok arttı. Su çok kirli ve bu suyla yapılacak sulama göletinden tarımda nasıl faydalanacağız, çok merak ediyorum. Yine, Gediz’de Murat Dağı’na yapılacak gölet çok önemlidir çünkü Murat Dağı bu bölgenin ve Uşak’ın su kaynağı, ayrıca bir doğa harikasıdır. Gediz’i, ılıca kaplıcalarını ve Murat Dağı’nı bir cazibe merkezi hâline getirmeliyiz” ifadelerine yer verdi.

“ÖMERLER KÖYÜNÜN NÜFUS KÜTÜĞÜ ÖMERBEY MAHALLESİ’NE GERİ VERİLMELİ”

Tavşanlı’da yaşanan bir köy hikâyesinden bahseden Erbaş: “Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından Ömerler ve Berke köyleri kömür madeni sebebiyle 1993’te kamulaştırılmıştır. Bu köyler 2000 yılında Tavşanlı’ya bağlı Ömerler Mahallesi adı altında kurulmuştur. Bu kamulaştırma sırasında 332 aileye arsa verilmiş, 93 aileye de verilmemiştir, nüfusları farklı köylere yazılmıştır. Kamulaştırılmayan köylerde yaşam sürerken, hayvancılık, tarım gibi imkânlar sürerken Ömerler ve Berke köyleri zor durumda kalmıştır. Kömür sahasında kaldığı için mezarlarına dahi gidemez hâle gelmişlerdir. Kamulaştırılan tarlaların bedelleri ödenmeli, 93 kişinin arsası verilmeli, Ömerler köyünün nüfus kütüğü Yörgüç’ten alınıp Ömerbey Mahallesi’ne geri verilmelidir” dedi.

“DÜNYA ÜZERİNDEKİ TEK PİRAMİDAL KARAÇAM ORMANI TAVŞANLI’DA”

Milletvekili Ahmet Erbaş, Tavşanlı’nın doğal değerlerinin uluslararası çapta ilgi görmesini gerektirecek nitelikte olduğunu söyledi. Dünya üzerinde tek kalan piramidal Karaçam Ormanının Tavşanlı’da olduğuna dikkat çeken Ahmet Erbaş; “Yine, dünya literatürüne Türkçe ismiyle giren tek karaçam türü şeneryana ormanı da Tavşanlı’da bulunmaktadır. Tavşanlı’da Yaylacık Ormanı’nda muhteşem güzellikte yabani at sürüleri yaşamaktadır. Geçmişi Osmanlı’daki atlı sipahilere kadar giden bu at sürülerinin üzerinde bir genetik tespiti yapılarak korunmalı ve değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

“ANAYASAL DÜZENLEMELERLE CAN SUYU VERMELİYİZ”

Milletvekili Ahmet Erbaş, son olarak yerel basının sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Erbaş:  “Bizim sesimizi bulunduğumuz bölgelerden yurdumuza ve tüm dünyaya duyurmamızı sağlayan, önemli bir kaynak olan, ülke yönetimlerinin 4’üncü gücü kabul edilen yerel basınımızı, hepimizin şikâyetçi olduğu sosyal medya canavarına kurban etmeyelim. İstismara uğramamaları ve çıkar gruplarının kontrolüne girmemeleri için yerel basınımızın ekonomik bağımsızlığını kazanması gerekmektedir. Bu nedenle yerel basınımıza anayasal düzenlemelerle can suyu vermeliyiz” diyerek sözlerini tamamladı.