06/12/2021

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya'nın gündemi dürüst haber kaynağı

BU ÖĞRETMENLER GÜNÜ’NÜ DE EVİMİZDE KUTLAYAMADIK

1980 Askeri Darbesi ardından bugüne kadar Tavşanlı’da öğretmenler kendi evlerine uğrayamıyor. Kendi evinde dinlenemiyor. Çayını kahvesini meşrubatını yudumlayamıyor, gazetesini okuyamıyor, dostlarıyla buluşamıyor, en azından bir tavla oynayamıyor. Tam tamına 41 yıl oluyor. Bu süre içinde bir ara Türk Maden-İş Tavşanlı/Tunçbilek Batı Anadolu eski adıyla sendikası, yeni adıyla şubesine ait Tavşanlı’da, kaymakamlık lojmanına komşu, maden İşçilerine eğitim amaçlı yaptırılan bina Tavşanlı öğretmenine tahsis edilmiştir. Bu bina öğretmenleri o kadar çok sevindirmişti ki, her öğretmen adeta Polyanna kadar mutlu olmuştu.

Bir zamanlar merhum avukat babamın Başköylü bir müvekkili vardı. “İlla param, cebimdeki param” derdi. Herkesin evi olsun, taştan çamurdan olsun değerlidir. Her öğretmen kendilerine tahsis edilen bu binanın emanet olduğunu, bir gün ellerinden alınabileceğini mutlaka biliyordu. Nitekim de öyle oldu. Bu bina, bir gün Kütahya Özel İdaresi tarafından küçük bir meblağ karşılığında satın alındı. Öğretmene de kapıyı gösteriverdiler. İşte Tavşanlı’da öğretmenin görüp göremeyeceği rahmet bu olmuştur. En azından bu binada kısa süre de olsa bazı öğretmen ve ilköğretim müfettişleri mütevazı yatakhanede ağırlanmıştır. Çay ocağı vardı. Dinlenme ve okuma salonundaki öğretmenlere ve konuklarına çay, kahve, meşrubat ikramı yapılıyordu. Hatta atıştırmalıklar sayesinde birçok öğretmen yeri geldiğinde öğle yemeğine bile gitmiyordu. Öğretmenevinin mini okuma odasında gazete okunabiliyordu. Büyük salonda çeşitli etkinlikler yapılabiliyordu. Öğretmenler Günü dahi kutlanabiliyordu. En azından öğretmen kahve, kıraathane, çeşitli işyerleri, park ve bahçelerden kurtulmuştu.

Bu aslında maden işçisinin öz malı olan, daha sonra nasıl olup ta Kütahya İl Özel İdaresi’nce satın alındığı anlaşılamayan bu binadan yıllar önce Tavşanlılı Öğretmen’in mütevazı bir evi vardı. Bugünkü Merkez Karakol Amirliği karşısında, Arifağa Camii’ne komşuydu. Bu mütevazı bina askeri darbe ardından Hazine’ye intikal etmiştir. Tavşanlılı Öğretmen’in alın teri paralarıyla inşa edilen bu bina maalesef zaman içinde bir daha geriye alınamamıştır. Tüm girişimlere rağmen Tavşanlılı öğretmen kendi inşa ettiği binasına kavuşamamıştır. Şahsen ben de bu binaya karınca kararınca yardım edenlerdenim. Bu nedenle, hakkımı helal etmiyorum. Devlet Baba, Tavşanlılı öğretmenlerle mutlaka helalleşmelidir. Koca hazinenin küçücük bir öğretmenevine ne ihtiyacı olabilir ki?

Son yıllarda özellikle 15 Temmuz ardında devletimiz birçok binaya el koydu. Tavşanlı’da da bunun örnekleri var. Bunlardan birisi, Tavşanlı’da Haşim Benli Bulvarı( Kanal Caddesi)üzerinde bir dershane binasıdır. Bu bina bir süre boş olarak bırakılmıştır. Daha sonra nasıl olduysa Tavşanlı öğretmenine tahsis edilmiş, öğretmenevi olarak hizmet vermesi ne karar verilmiştir. Bu dershane binasının girişinde uzun zamandır: “Bu binada tadilat vardır” levhası bulunmaktadır. Ama tadilatı maalesef bir türlü bitmemiştir. Bana göre devlet baba, yıllar önce binasını elinden aldığı Tavşanlı öğretmenine bir jest yapmıştır. Daha sonra, devlet baba, Tavşanlı’ya bir milyon lira göndermiştir. Ne mi olmuştur? Duyduğum kadarıyla bu paranın yarısı çok denilerek Ankara’ya iade edilmiş, kalan 500 bin lirayla işe başlanmış ama evdeki hesap çarşıya uymadığı için tadilat yarım kalmıştır. Şimdi bir miktar daha (500-600 bin lira kadar) istendiyse de ekonomik sıkıntılar şart koşularak talep geri çevrilmiştir. Ek bütçe ile sorunun çözüleceği beklenmiştir. Ana bütçe meydanda yok ki ek bütçe olsun!

Eğer şu geçtiğimiz birkaç ay içinde talep edilen 500-600 bin lira gelmiş olsaydı 24 Kasım Öğretmenler Günü, Tavşanlı’da Öğretmenin kendi evinde kutlanacaktı. Tavşanlı’da öğretmene bu günü kutlaması için birçok salon var. Sorun yok. Ama öğretmen bu günü kendi evinde kutlasa fena mı olurdu? Tavşanlı’da kalbi kırılan öğretmenin gönlü nasıl alınır bilmem. Bunu yetkililer düşünsün.