03/10/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

BÜYÜK TAARRUZ

Değerli okuyucular, bugün sizlere büyük taarruzun Başkomutanı M. Kemal Paşa’nın bu yüzyıldaki mücadelesi ve yine dünya siyasetindeki etkilerini anlatmaya çalışacağım.

102 yıl önce 433 maddelik 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr antlaşması ve yine Mondros Mütarekesi Osmanlı Devleti’nin sonu ve parçalanmasıdır.

Fakat 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Antlaşması bu iki antlaşmayı tarihten silmiş ve bugünkü sınırlarımızı çizmiştir. (Antakya-Hatay hariç) Yani Anadolu’nun tapusu tekrar alınmıştır.

Milli Mücadele’nin tohumları Osmanlı’nın son yıllarında değerli vatansever kişiler tarafından ekilmeye başlamıştı. Başta M. Kemal Paşa, Fevzi Paşa, İsmet Paşa, Kazım Karabekir Paşa, Rauf Paşa, Refet Paşa ve birçok komutan ve sivil eşraflar bu mücadele içendeydiler.

Şimdi ben, 26 Ağustos-30 Ağustos Büyük Savaşı’nın dünya üzerindeki etkilerini kısaca yazacağım.

1-Yok olmaktan kurtuluşumuzun ilk müjdesi 26 Ağustos ve arkasından 30 Ağustos Zaferi’dir.

2- Türk tarihine altın harflerle yazılan önemli gün ve tarihlerdir. Tarih sayfalarına altın harflerle yazılmıştır.

3- Türk-Müslüman ordusu Osmanlı Devleti’nin Mohaç Savaşı’ndan asırlar sonra kazandığı bir imha meydan muharebesidir; 30 Ağustos Büyük Taarruz.

4- 30 Ağustos Zaferi Türk ordusunun yüksek değerinin kahramanlığının, fedakârlığının dışında, çürümüş bir saltanatın içinden yine zinde bir Türk milletinin varlığını meydana çıkarmıştır.

5- Sakarya Savaşı’ndan sonra çatışmalar azalmıştı ve ufak çarpışmalar oluyordu. Düşman, Türklerin çok yorulduğunu ve cephanelerinin de bittiğini düşünerek dinlenmeye başladı.

6- Türk tarafı başta Başkomutan M. Kemal Paşa ve değerli komutanlar bu durgunlukta durmayıp eksikleri tamamlamaya başladılar.

7- Düşmana son darbeyi vuracaklardı.

8- Ancak bu çalışmalar çok gizli tutulması lazımdı.

9- Düşmanın ve İstanbul’un haberi olmamalıydı.

10- Batı dünyasının 1071 Malazgirt Zaferi’nde başlayan günümüze kadar bitmez, tükenmez Türk düşmanlığı ile son büyük mücadele olacaktı.

11- O günlerin Türk düşmanlığının temsilcisi, İngiliz Başbakanı L. Corc, hattını aşarak söylediği “Anadolu’da Türklerden başka her millet, devlet kurabilir” demiş düşmanlığını ortaya koyup Yunanlıları Anadolu’ya saldırtıyordu.

12- Anadolu’da kurulan Anadolu Ajansı 26 Ağustos’tan önce bir haber yayımladı. “M. Kemal Paşa yarın Çankaya’da bir çay ziyafeti verecek” dendi. Herkesin dikkati Çankaya Köşkü’ne kitlendi.

13- Daha önce tarihte de Akşehir’de futbol marşlarıyla, ordu komutanlarını toplamıştı. Esasında o gün taarruz konularını konuştular.

14- Başkomutan M. Kemal Paşa gece sessizce Ankara’dan ayrılmış Batı Cephesi’ne, Afyon yakınlarına gitti. Fevzi Paşa-İsmet Paşa ve diğer paşalarla orada toplandılar. Saldırı planları hazırdı ve karar verildi.

15- 26 Ağustos günü sabahleyin erken saatlerde top atışlarıyla taarruz başladı. Burada önemli olan düşmanın ummadığı zaman ve tarihte taarruzun başlamasıydı. Bu Kemal Paşa’nın askeri bilgisi, tecrübesiydi.

16- Bu mücadeledeki tüm komutanlar çok genç yaşta başlayıp ateş çemberi içinde tecrübe kazanmış komutanlardı.

17- Yunan dağılmış 30 Ağustos’ta İzmir tarafına kaçıyordu.

18- Yunan başkomutan ve generaller Uşak yakınlarında esir olurlar: 2 Eylül 1922

Başkomutan M. Kemal Paşa, Yunan başkomutan hatıralarında (Nikolas Trikupis) yazdığı gibi, M. Kemal, komutanı ayakta karşılamış, Fransızca hitapla karşılamış ve üzülmeyin, General Napolyon’da esir olmuştu. Siz vazifenizi tam yaptınız. Siz, esir değil misafirimizsiniz demiştir. Yani M. Kemal Paşa’nın büyüklüğünü ve liderliğini övmüştür.

19- Başkomutan M. Kemal Paşa Dumlupınar’da ünlü emrini verdi: “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri”.

20- 30 Ağustos 1922 günü Türk tarihinin dönüm tarihi ve yeridir. Türk ulusunun yazgısının değiştiği tarihtir.

21- M. Kemal Paşa komutasında Türk ordusu emperyalist güçlerin, piyon ordusunu bozguna uğrattı.

22- 30 Ağustos bir askerlik zaferiydi. Yalnız bu değil, bir ulusun dirilmesi, bağımsızlığa kavuşması ve kendi kişiliğini bulma eylemiydi.

23- İşgal Anadolu’da bitmiş, ancak İstanbul işgal devletlerinin ve İngilizlerin elinde idi. Oranın da kurtulması lazımdı. Zaman içinde yapılan antlaşmalarla İstanbul ve Trakya’da işgalden kurtuldu.

24- Şu bir hakikat ki Başkomutan M. Kemal Paşa ve arkadaşları, paşalar, komutanlar, fedakâr Mehmetçikler, dedelerimiz, ninelerimiz kelle koltukta savaşmasalardı bizler hiç doğmamış ya da çan sesleri altında dua ediyor olacaktık. Bu değerli coğrafyada kimler olacaktı?

25- Yeni kurulan devlet Türk devleti olmakla gurur duymaktadır. Alparslan’dan bugüne dek Türk olmanın gururu tekrar başladı.

26-Eserler Türkçe yazıldı. Konuşmada Arapça ve Acem kelimeler zamanla azaldı.

27- Ancak hala dış mihraklar sinsi sinsi devletimizi huzursuz etmektedirler dikkat etmeliyiz.

28- Anadolu’da yaşayan her vatandaş hür ve bağımsızdır. Türk vatandaşıdır.

29- Halk Türk-Müslüman dışındaki, dış ülkeler Haçlı zihniyetini gütmekte ve düşünmektedirler. Emperyalist düşünce olarak içimize sinmeye çalışıyorlar. Saygılarımla.

Adil ÖZKAN