22/05/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

DİKKATİMİ ÇEKENLER

  1. Borsa İstanbul’un(BİST) net karı 2021 yılında  % 44 oranında artmış.

BİST Genel Müdürü Korkmaz Ergün yaptığı yazılı açıklama ile BİST’ in 2021 yılında 2,07 Milyar TL kar ettiğini açıkladı. 2021 yılında 52 şirketin halka arzı gerçekleşti. Bu 21,6 Milyar TL büyüklüğünde işlem hacmi demek oluyor. 2020 de sadece 1,1 Milyar TL ve 8 şirketin halka arzı gerçekleşmişti. Aslında daha önce ki rekor arz sayısı 35 yeni halka arz ile 1990 yılını gösteriyor.

52 şirketin halka arz olması şüphesiz ki büyük bir işlem hacmi oluşturuyor. Borsalarda fiyatlamalar normalde arz ve talebe göre oluşur. Şuan baktığımızda, arz olunan pek çok şirketin fiyatı, arz fiyatının altında işlem görüyor. Açıkçası, 52 şirketin bir yılda borsaya entegrasyonu ve arzı ile ilgili detayları, avantaj ya da dezavantajları tartışılabilir. Lakin önemli olan, arz edilen şirketler ve bu şirketlerin kalitesidir. Neticede halka arzlar, şirketler için çok iyi bir finansman kaynağıdır. Bu bakımdan yatırımları güçlü şirketlerin desteklenmesi şüphesiz ki gereklidir. Zira halka arzlar ile elde edilecek finansman sayesinde bu önemli yatırımlarda desteklenmiş olur. Benim temennim gerçekten kaliteli şirketler olsun ve şirketler kazanırken yatırımcı asla mağdur olmasın.

“Uzun vadede borsaların temeli güvene dayanır ve borsaların önemi devletler için tartışılmaz.”

2) Türkiye’ nin kısa vadeli dış borç stoku 8,6% artmış.

Genel tanım olarak kısa vadeli dış borç stoku, Her­hangi bir tarih itibarıyla kullanımı ger­çekleştirilmiş olan ve bir ekonomide yerleşik kişilerin yerleşik olmayanlara borçlu olduğu, kullanım tarihinden iti­baren bir yıl içinde anapara ve faiz öde­mesi yapılmasını gerektiren yüküm­lülüklerin bakiyesidir.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından yapılan açıklamaya göre kısa vadeli dış borç stoku Kasım ayında 2020 yılı sonuna göre 8,6% artış göstermiş ve 124,1 milyar Dolar olmuştur. Bankalardan kaynaklanan dış borç stoku azalırken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stokunda yükseliş görülüyor. Bankaların yurt dışından kullandığı kısa vadeli krediler 7,5% oranında azalmış. Özel sektörün kısa vadeli dış borcu 75 Milyar dolar ve bununla birlikte Kamu kesiminin -ki tamamı kamu bankalarından oluşuyor- kısa vadeli dış borcu 23 Milyar dolar olarak gerçekleşmiş

Teorik olarak bir ekonomide toplam borçlar içinde kısa vadeli borç­ların oranının yüzde 25’i aşması sorun yaratır diyebiliriz. Bilgiyi bu açıdan değerlendirmekte fayda var. (Mart,2021 verilerine göre Türkiye’nin toplam dış borcu Brüt 448,4 Milyar Dolar olarak açıklanmıştır.)

3) Türkiye’nin Uluslararası yatırım pozisyon açığı gerilemiş.

Uluslararası Yatırım Pozisyonu; bir ekonomideki yerleşik kişilerin yurt dışındaki yerleşik kişiler ile finansal alacakları ve yükümlülüklerin yanında; rezerv varlık olarak tutulan altın şeklindeki finansal varlıklarının belli bir tarihteki stok değerini gösteren ve üç aylık olarak (gösterge niteliğinde aylık) yayımlanan istatistikî bir tablodur. Başka bir deyişle, net Uluslararası Yatırım Pozisyonu; Türkiye’nin yurt dışından alacaklarıyla, Türkiye’nin yurt dışına borçlarının net farkını işaret eder. Burada ortaya çıkan net pozisyon, pozitif veya negatif bir değer olabilir.

2021 Kasım sonu itibarıyla, Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurtdışı varlıkları, 2020 yıl sonuna göre % 20,3 oranında artışla 307,4 milyar ABD doları, yükümlülükleri ise % 17,6 oranında azalışla 527,8 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

Türkiye’nin yurtdışı varlıkları ile yurtdışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2020 yıl sonunda -384,9 milyar ABD doları iken 2021 Kasım sonunda -220,4 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. (Kaynak: TCMB)

4) TCMB ile” Birleşik Arap Emirlikleri” Merkez Bankası arasında yeni bir “swap” anlaşması imzalandı.

Swap İngilizce takas anlamına gelmektedir. Ekonomide swap anlaşması iki tarafın belirli bir vade ile farklı para birimlerini belirlenmiş bir faiz ile değiş tokuş yapmaları anlamına geliyor. Finans dünyasında tarafların finansal araçlarını takas ettiği sözleşme olarak bilinir.

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri Merkez Bankaları arasında gerçekleşen ikili para takası yani swap anlaşmasının nominal büyüklüğü ise 18 milyar Dirhem ve 64 milyar Türk Lirası olarak gerçekleşti. Bu toplamda 5 Milyar Dolara tekâmül eden bir rakamdır.

5) Kamu bankaları için toplam 51,5 Milyar TL’lik bir sermaye artışına gidilecekmiş.

Sebebi bozulan sermaye yapıları ve kredi kapasitelerini desteklemek olarak gösteriliyor. (TL de ki büyük değer kaybını da göz ardı etmeyelim…) Ziraat Bankası’na 22,5 milyar TL, Halkbank ve Vakıfbank’a 13,5’er milyar TL, katılım bankalarına 2 milyar TL’lik ek sermaye planlanıyor. Türkiye Varlık Fonu (TVF) portföyünde de olan kamu bankları için son üç yılda üçüncü sermaye artışı olacak gerçekleşirse. TVF konu ile ilgili “Ekonomimizin önemli bir lokomotifi olan ve TVF’ nin de portföyünde yer alan kamu bankalarımızı, ülkemizin kalkınmasına katkılarının sürmesi için, daha önce yaptığımız gibi, gerekli olduğu durumlarda desteklemeye devam edeceğiz.” Şeklinde bir açıklama yaptı.

Son dönemde destek adına dağıtılan ve sürekli büyüyen krediler özellikle kamu bankaları üzerinde yoğunlaştı ve bu durum bankaların sermayelerini de yemeye başladı. Yıllık %70 üzerinde bir kredi büyümesi, mevcut sermaye üzerinde bir baskı oluşturuyor.  Birde bu dönemde batık kredilerin çoğaldığını düşünürsek kredi vererek büyüyen bankaların yeni sermayeye ihtiyaç duyması normaldir.

Bankaların sermayesinin 7-8 katına kadar kaldıraçla kredi verebildiğini düşünürsek, önümüzdeki dönemde kamu bankaları tarafından sırtlanan yeni destek kredi paketlerinin gündeme geleceğini düşünüyorum.

6) Microsoft’ un tarihi satınalma hamlesi hayranlıkla takip ettiğim bir haber oldu.

Türkiye’de de böyle büyük birleşmeler-satınalmalar görmek istiyoruz. Türkiye’nin de böylesine katma değerli şirketlere sahip olmasını istemeyen yoktur herhalde.

Microsoft Corp. yaptığı açıklamada Activision Blizzard Inc.’i 68,7 milyar dolara satın alarak oyun dünyasının en büyük iki gücünü birleştireceğini duyurdu.

7)      Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2022’nin ilk Tüketici Güven Endeksi verilerini açıkladı.

Tüketici Güven Endeksi; Tüketicilerin kişisel mali durumları ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ve gelecek dönem beklentileri ile yakın gelecekteki harcama ve tasarruf eğilimlerinin ölçmeyi amaçlayan bir göstergedir. Endeks 100’ün altında kaldığı zaman ekonomide büyüme beklentisinin zayıfladığında tüketicilerin harcama eğiliminde yavaşlama olacağı beklentisine neden olmaktadır.

Bu tanımlamaya göre değerlendirmeyi herkes kendi yapabilir. 2021 Aralık ayında 68,9% olan Endeks 2022 Ocak ayında 6,2’lik bir artışla 73,2% e yükseldi.

8)      TCMB yılın ilk faiz kararını açıkladı. Politika Faizi 14% olarak sabit tutuldu.

Dört aydır devam eden faiz indirimi döngüsüne neden ara verildi? TCMB karar metnini okudum ve açıkçası kendi adıma tatmin edici açıklamalar göremedim. Neyse, önemli değil. Benim asıl sormak istediğim;

–          Ne oldu, yeniden politika değişikliğine mi gittik?

–          Çin Modelini geride mi bıraktık?

–          Kur ile işlimiz yoktu hatta kurun yükselmesini istiyorduk, cari fazla verecektik, kurun enflasyon üzerindeki etkisi azalacak ve enflasyonun düşmesini sağlayacaktık.

Bunlar gibi bazı noktalarda aydınlatılmaya gerçekten ihtiyacımız var. En azından benim var…

Bu arada Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı, Reel Sektörün 40% lara varan oranlarda borçlanabildiğini belirterek bankalardan kredi faizlerinin düşmesini ve katı tutumun esnetilmesini istedi.

Doğal olarak politika faiz oranı olan 14% ile krediye ulaşabilmek ve borçlanmak istiyor üretici.

Unutmayalım, 27 Ocak Perşembe günü yılın ilk enflasyon rakamları TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu tarafından yapılacak olan Enflasyon Raporu sunumu ile açıklanacak.

Sağlıcakla Kalın.