04/07/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

Yeni yılın ilk mesai gününe uyandığımızda geçtiğimiz yılı acaba arayacak mıyız endişesi doldu içime. Yeni yıl ile birlikte açıklanan zam oranları zaten endişe vericiydi ve bunun yanında bir öncekine göre zaten yüksek çıkacağını düşündüğümüz enflasyon rakamları açıklanacaktı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TUIK) enflasyon rakamlarını açıkladığında zaten yüksek bekliyor olsak da yine de çok üzüldüm. Aralık ayında enflasyon oranı yıllık %36,08 olarak açıklandı. Bu rakam Eylül 2002 den beri açıklanan en yüksek enflasyon oranı oldu. Yani, son 19 yılın en yüksek enflasyon oranı olarak rekor kırılmış oldu.

Detaylar;

  • Enflasyon sepetini oluşturan 415 maddenin 364 ünde fiyatlarda artış var,
  • En fazla artış,
  • %53,66 ulaştırma
  • %43,80 gıda ve alkolsüz içecekler
  • %40,95 ev eşyası
  • En düşük artış,
  • %8,76 haberleşme
  • %17,23 eğitim
  • %20,13 giyim ve ayakkabı
  • %20,02 alkollü içecekler ve tütün

Bu arada çekirdek enflasyon %31,88 olarak açıklandı.

Şimdi, asgari ücret zammı, kamu çalışanlarına ve emeklilere yapılan zamlarında elbette ki enflasyonu artırıcı etkisi olacaktır. Bunun yanında,  yılbaşında gelen tüm zamlar ile birlikte yılın ilk çeyreğinde enflasyon oranlarının daha da yüksek çıkması kaçınılmaz görünüyor. Hepsi bir tarafa “Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)” yani üretici enflasyonu, %79,89 olarak çıktı ki bu vahim bir duruma işaret ediyor. Üretici zaten artan maliyetlerini fiyatlara yansıtamıyor. Üretici buna daha ne kadar dayanabilir bilmiyorum ama “eninde sonunda artan maliyetler” ile üretici fiyatlarındaki artışta enflasyona etki edecektir diye düşünüyorum. Söylediğim gibi, en azından yılın ilk çeyreğinde, hatta ikinci çeyreğin başında da, yani Şubat Mart ve Nisan Mayıs aylarında enflasyonda bir artış beklentisi oluşmaktadır. Özellikle enerji talebinin azalmasıyla yaz aylarında gevşeme olması normal durum fakat bence yinede kalıcı tedbirlerin neler olduğunun ivedi olarak tartışılması ve gereken kararların alınması gerekmektedir.

Aşağıda ki grafikte 2021 yılı başından beri takip ettiğimiz TÜFE, ÜFE, FAİZ ve KUR değerlerini görüyoruz. Üretici fiyatları ile tüketici fiyatlarının arasındaki makasın nasıl açıldığını buradan daha net görebiliriz. Özellikler Ağustos ayından sonra başlayan faiz indirimleri ile birlikte kurda ki yükselme ve enflasyon rakamların da ki ani yükselme grafikte göze çarpıyor. Aslında grafiğe bakarak şu sonuca varabiliyoruz.

Faiz oranları enflasyon üzerinde seyrederken daha stabil bir piyasa izliyormuşuz. Belki Temmuz ayında %19 olan faizi % 20 yapsaymışız bugün görünüm farklı olabilirmiş diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Tabi bu tamamen benim düşüncem, neticede Ekonomiyi yöneten profesyoneller farklı açılardan konuyu değerlendiriyor ve en doğru yolu seçerek gerekli enstrümanları piyasaya sunduklarından da şüphemiz yok. Yeter ki enflasyondan, yüksek faizden ve yüksek kurdan artık vatandaşımızı kurtulsun bu vesileyle ortak amaca gidecek yolların farklı olmasında hiçbir sorun olmaz.

2021 AYLIK FAİZ-TÜFE-ÜFE-KUR RAKAMLARI

Kaynak:TCMB (Döviz kurları aylık ortalama olarak alınmıştır)

Hep söylüyorum, faiz, Merkez Bankalarının en etkili silahlarından biridir.

Bakınız, Avro bölgesinde sıfır faiz uygulayan ülkeler var, hata Danimarka ve İsviçre negatif faiz uyguluyor. İsviçre -0,75 faiz oranı ile dünyada ki en düşük faizi veren ülke. Bunun yanında uzak doğuda Japonya’da da negatif faiz uygulanıyor. Bu oranlar karşılığında İsviçre’de enflasyon oranı %1,5, Japonya’da %0,6, Danimarka’da da %3 civarı enflasyon oranı var. Yani bu ülkelerin faizleri düşük tutma sebebi bir parça enflasyon artışı sağlamaktır aslında. Genel olarak daha canlı ve aktif bir piyasa için %4 e kadar enflasyon normal görülebilir. Zira sıfır ya da sıfıra yakın enflasyon hali deflasyon’ a sürükleyebilir ve talep yetersizliği bir durgunluk yaşanmasına zemin hazırlayabilir.

Tabi faiz silahının kullanımı ülkelerin uyguladıkları ekonomi politikalarıyla, gelişmişlik düzeyleriyle vs. ile alakalıdır. Genel olarak gelişmiş ülkelerde enflasyon oranları düşüktür ve zaman zaman düşük enflasyon oranlarını artırabilmek için faizleri düşürebiliyorlar. Devletlerin kabul edilebilir düzey üzerine çıkan enflasyon oranlarını düşürebilmek için ya da ulusal para birimlerini daha değerli kılabilmek için faiz artırımına gittiklerini de izliyoruz hep birlikte. Yani her iki durumda da Merkez Bankaları faiz silahını en uygun şekilde kullanırlar ve kullanmalıdırlar.

Buradan da anlaşılacağı üzere, faiz oranlarının sıfır(0) değil de negatif değerler dahi alıyor olmasının sebebi doğrudan enflasyondur, enflasyona etki edebilme çabasıdır.

Enflasyon sorunu yaşayan ülkelerde faiz oranları enflasyondan yüksek tutularak tasarruf cazip hale getirilir ki harcamalar biraz azaltılsın. Piyasada tasarruf oranlarını artırıp talebi düşürmek enflasyona doğrudan negatif etki yapar.  Tabi ki bu durumu irdelerken pek çok farklı bileşeni göz önünde tutmak gerekiyor.

Fakat genel olarak dünyada da gözlemliyoruz ki enflasyon sorunu yaşayan ülkelerde bilimsel olarak faiz artırımı tüm diğer yapısal önlemler ile birlikte bir gereklilik olarak halen geçerliliğini korumakta.

Bir diğer husus da “Döviz Endeksli Mevduat Sistemi”.

Yükselen enflasyon oranları ile birlikte işlerliğini devam ettirebilecek mi acaba? Yoksa yeni bir enstrüman daha mı hayatımıza girecek? Zira ben tek başına çok etkili olamayacağını düşünmekteyim. Aslına bakarsanız yeni enstrümanların hayatımıza dahil olacağının sinyallerini zaten alıyoruzda.

Belki bunun yanına birde Enflasyon Korumalı Mevduat sistemi olur mu dersiniz?

Sağlıcakla Kalınız.

——————————————————————————————————————————————————————–

Finansal okur-yazarlık adına;

Yazımızda geçen bazı kelimelerin kısa tanımlarını aşağıda belirtmek istiyorum

Enflasyon                               :Bir durumu ifade eder ve fiyatlar genel seviyesindeki sürekli-hissedilebilir artışları gösterir.

Çekirdek Enflasyon : Volatil kalemlerin (Enerji,Gıda vb.) sepet dışı bırakıldığı göstergeye verilen isimdir.

Deflasyon                              : Fiyatlar genel düzeyindeki sürekli bir düşüş halidir iyi gibi görünsede sonuçları çok ciddi olabilir.

Faiz                                        : Ekonomi biliminde iki anlamda kullanılmaktadır. Birinci anlamda faiz, bir borç anlaşmasının satışı sonucu elde edilen gelir oranıdır. İkinci anlamda ise üretim amaçlı girdi olarak kullanılan sermayenin gelir oranıdır.

——————————————————————————————————————————————————————-