06/12/2021

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya'nın gündemi dürüst haber kaynağı

HER ÇALIŞAN YERİ GELDİĞİNDE EMEKLİ OLUR EMEKLİ OLANI UĞURLAMANIN DA BİR ADABI VARDIR

BÜLENT ALPAGUT

Ben yaşamım boyunca, emekliye ayrılıncaya kadar nice çalışanın(kaymakam, cumhuriyet savcısı, hâkim, vb.) yine görev yaptığım, yaşadığım ilçede çeşitli birimlerde çalışanların ayrılışlarında ve karşılanışlarında görev almış biriyim. Bana bu görevi veren Mülki İdare Amiri, sayın kaymakamlarımı asla utandırmadım.

Görev yapanın büyük ve küçük olması( müdür, memur, hizmetli vb.) önemli değildir. Bunlar sayın kaymakamlar, emniyet müdürleri, cumhuriyet savcıları, hâkim, okul müdürü, müftü, birim müdürü, çalışan olsun kendi alanında değerli insanlardır. Bu insanlardan biri, hastanenin veya kurum ve kuruluşun telefon santralinin başındaki olabilir, bir adliyede çalışan yazı işleri müdürü veya kâtip olabilir, bir ilk ve orta dereceli okul müdürü veya öğretmeni, hizmetlisi olabilir, bir apartman görevlisi, bir bekçi veya polis olabilir. Nihayette hepsi de Allah’ın överek yarattığı, rütbesi ne olursa olsun herkesin Allah nazarında aynı derecede yaratılan kullarıdır. Allah yarattıklarını sınıflara, mevkilere ayırmaz. Bunu yarattığı kullar yapar. Hangi ırkta, renkte, hangi dili konuşursa konuşsun, hangi dinden olursa olsun herkes Allah nazarında eşittir.

Sayın vali ve kaymakamlarımız ilin ve ilçenin en büyük yönetim görevlileridir. Atamayla gelirler ve görevlerinden ayrılırlar. Okullardaki müdürlerimizin kökeni öğretmendir. Mesleğinde temayüz etmiş olanlar müdür, daire başkanı, genel müdür olurlar. Askeri rütbelilerin en büyüğü genelkurmay başkanıdır. Rütbesiz er ise en küçük rütbelidir. Cumhurbaşkanı, cumhurun başıdır. Milletvekillerini, belediye başkanlarımızı, muhtarlarımızı, il genel meclisi ve belediye meclisi üyelerini halk seçer. Her biri kendi nevi şahsına münhasır kişilerdir.

Bu yazımı yazmama neden olan haber “Kütahya Ekspres” te çıktı. Kavuncu: “Tüm çalışanlarımız çok değerlidir” demiş. Kavuncu, bizim evladımız; Tavşanlılı, Prof. Dr. Vural Kavuncu, ailesinde nazik, saygı değer insanlar olan bir bilim adamımız. Eski milletvekilimiz. Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesinin rektörü. Anladığım kadarıyla, KSBÜ’de çalışan bir personeli emekliye ayrılmış. Halil Akat kardeşimize yeni yaşamında sağlık dolu günler diliyorum. Sayın Akat için mütevazı bir uğurlama töreni yapılmış. Törene, Sayın Rektör Prof. Dr. Vural Kavuncu, Rektör yardımcıları Prof. Dr. M. Cem Algın, Prof. Dr. Duygu Perçin Renders, Genel Sekreter Kutlu Önal ve Akademik ve İdari personel katılmış. Kendisine veda programında iltifatta bulunanlara teşekkür eden Sayın Halil Akat; “KSBÜ’de çalıştığım için çok şanslıyım. Benim için hepiniz çok değerlisiniz. Sizleri çok özleyeceğim” demiş. Vallahi ben de böyle güzel bir rektörün yanında çalışsaydım aynı şeyleri söylerdim. Sevgili rektör Vural Kavuncu ile çalışmak Allah’ın bir lütfudur. Böyle kibar, terbiyeli, namuslu, dürüst, çalışkan, vatanını, ülkesini seven bir rektör her çalışana nasip olmaz.

Veda programında konuşan Rektör Prof. Dr. Vural Kavuncu: “Halil Bey, kuruluşumuzun ilk günlerinden beri tanıdığım ciddi ve nazik bir çalışanımızdı. Çok çayını içtik. Helal etsin. Gösterdiği enerji ve disiplinli tavırlarını övmeden geçemem. Allah her devlet kuruluşuna böyle bir Halil Akat versin. Candı, can dostuydu. Mesai dışında buralara kadar gelerek Allah’ın yarattığı sokak hayvanlarını beslerdi. Bir hayvanseverdi. Seni çok özleyeceğiz” demiş. Asıl önemlisi sayın rektörün: “Her çalışanımızı çok önemsiyoruz” ifadesidir. Yardımcı Prof. Dr. Cem Algın, Yardımcı Prof. Dr. Perçin Renders de konuşmalarında Halil Akat’ı karşılayıcı, korumacı, kişilikli, emekçi yönleriyle ifade etmişler. Rektör danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Bahar Çelik: “Bizim ağabeyimizdi” derken, Öğrenci İşleri Daire Başkanı Yaşar Güneş de: “Canları çok severdi. Ortak noktamız kuşları daha çok sevmesiydi”, Tıp Fakültesi Sekreteri Sema Barutçu da: “Birlikte güzel günlerimiz oldu, bizim için çok değerliydi” cümleleriyle Halil Akat’ı taçlandırmışlar.

Ben bu veda programı nedeniyle sevgili rektör, aziz dostum, Prof. Dr. Vural Kavuncu ve mesai arkadaşlarını kutluyorum. İnsana değer verenler Allah katında örnek insanlardır. Herkes emekli olduğunda bir şekilde uğurlanmayı hak etmektedir. Bu nezakettir. Nezaketi de nazik insanlar gösterir. Yazıma, bir devlet büyüğünün, sıradan bir vatandaşa, küçük bir görevliye verdiği değerle son vermek istedim.

Bir zamanlar Tavşanlı’da zamanın Cumhurbaşkanı Celal Bayar karşılanıyordu. Ben küçüktüm ama o gün Tavşanlı tren istasyonunda (o zaman gar değildi) zamanın kaymakamı, belediye başkanı, askeri ve mülki idare çalışanları, her kurum ve kuruluş yetkilisi, halk lebalep tren istasyonunu doldurmuştu. Merhum Cumhurbaşkanı özel trenin seyahat ettiği vagonunun merdivenlerinde göründüğünde alkışlarla karşılanmıştı. Bir ara elini havaya kaldırıp kendisini alkışlayan, coşkulu hazirunu susturmuş, beklenmedik biçimde: “Hicabi burada mı” demişti. Hicabi o zamanlar Tavşanlı Belediyesinde mütevazı bir çalışan, tellaldı. Belediye ilanlarını cadde ve sokaklarda bağırarak etrafa duyururdu. Ne mi oldu? Herkesin şaşkın bakışları altında merhum Hicabi Tarı kalabalığı yararak gelmiş, merhumm cumhurbaşkanının ellerinden öpmüştü. O da onun yanaklarından. Merhum cumhurbaşkanı niçin Tavşanlı’ya gelir gelmez merhum tellal Hicabi’yi sormuştu? Merhum Hicabi o zamanlar Tavşanlı’da önde gelen Demokratlardandı. Demokrat Parti’nin sempatizanlarından ve partinin yücelmesi için mücadele verenlerindendi. Ne demek istediğimi anladınız.