06/12/2021

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya'nın gündemi dürüst haber kaynağı

Av. RIDVAN ÇAKIR

Toplumuzda var olan “ölüm hak miras helal.” yaklaşımı çerçevesinde, miras paylaşımı ve bu paylaşım esnasında yaşanan sıkıntı ve sorunlar göze alınarak, yazımızda bu konuda bilgiler verilmesi amaçlanmaktadır.

Miras hukukunda yer alan en önemli konulardan biri, mirasın paylaşımı ve bu paylaşım esnasında kime ne kadar pay verileceği meselesidir. Bir kimsenin ölümü veya bir kimse hakkında gaiplik kararı verilmesi durumunda, söz konusu kişinin geride bıraktığı malvarlığı ve bu malvarlığının mirasçılar arasında payları oranında pay edilmesi ya da bölüştürülmesi, miras paylaşımı olarak nitelendirilmektedir. Miras bırakanın ölümü ya da hakkında gaiplik kararı verilmesi durumunda mirasçılar, mirasa kül halinde bir diğer ifadeyle bir bütün olarak ve yasal çerçevede hak kazanmaktadır.

Mirasçılar, mirasçılık kimliğine kavuşmaları neticesinde kendi aralarında yapacakları bir paylaşım sözleşmesi ile mirasın ne şekilde paylaştırılacağı meselesini serbestçe kararlaştırabilir. Yapılacak miras paylaşım sözleşmesi yazılı olarak yapılmalı ve tüm mirasçıların katılımı sağlanmalıdır. Miras paylaşım sözleşmesine bir mirasçı dahi katılmazsa yapılan sözleşmenin geçersiz olacağı bilinmelidir. Eğer mirasçılar, miras paylaşımı hususunda kendi aralarında anlaşamazlarsa, miras paylaştırma davası açarak mirasın paylaştırılmasını sağlayabilirler. Mirasın paylaştırılmasını isteyen her mirasçı, paylaştırma davası açabilir. Açılacak miras paylaştırma davasının tüm mirasçılara karşı açılması gerekmektedir.

Miras paylaşımının doğru ve hakkaniyetli bir şekilde yapılabilmesi gerekir. Bunun için de öncelikle kimlerin mirasçı olduğu, mirasçıların miras paylarının oranları ve miras hakları doğru bir şekilde tespit edilmelidir.

Miras hukuku açısından iki türlü mirasçı vardır. Bunlar yasal mirasçılar ve atanmış mirasçılardır. Yasal mirasçılar, miras bırakan kimsenin iradesine bağlı olmayan ve kanunda da mirasçı olarak sayılan; kan hısımları, evlatlık kimseler, altsoy ve sağ kalan eştir. Atanmış mirasçılar kavramı, miras bırakanın özgür iradesi ile vasiyetname yoluyla mirasının bir kısmını veya tamamını bıraktığı kimseler için kullanılır.

Türk hukukunda kanunda belirtilen yasal mirasçılar derece sistemine göre, başka bir ifadeyle zümre esasına göre belirlenir. Bu derece sistemi, üç dereceden oluşmaktadır. Miras paylaşımında yasal mirasçı olabilmek için bu üç dereceden birinde yer almak gerekir. Bir derecede mirasçının olması durumunda, sonra gelen derecede yer alan kişiler mirasçı olamazlar. Dolayısıyla eğer birinci derecede hiç yasal mirasçı yoksa, miras ikinci derecedeki mirasçılara, ikinci derecede de hiç mirasçı yoksa üçüncü derecedeki mirasçılara geçer. Bununla birlikte sağ kalan eş de bu kimselerle birlikte mirasçı olur ve payı da dereceye göre değişkenlik göstermektedir.

Dizi halinde işlenecek olan miras paylaşımına ilişkin, diğer yazılarımızda derece sistemindeki mirasçıların payları ve sağ kalan eşin miras payı konu edilecektir. Saygıyla…