04/07/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

NE KADAR EKMEK O KADAR KÖFTE

Tavşanlılı yıllardır hep bir fakültenin, sakın gülmeyin bir üniversitenin hayalini yaşamıştır. Zaman içinde bir Meslek Yüksek Okulu açılmış, ardından da bir fakülte hizmete girmiştir. Tavşanlılı bir Orman Fakültesi, bir Maden Fakültesi düşlemiştir. Ama şunu hiçbir zaman düşünmemiştir. Bunlar için geniş bir alan, hatta uygun binalar gerek. Üniversiteyi, fakülteyi, yüksekokulu çadırda mı açacağız? Bence Tavşanlılı önce zemin oluşturmalıdır. Binalar hazırlamalıdır. Ondan sonra “ BUYRUN” demelidir. Bakın hemşerimiz, kariyer sahibi, Prof. Dr. Vural Kavuncu halen Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesinin rektörüdür. Hem de sevilen, sayılan, başarılı bir Kütahyalıdır. Kütahya’nın tüm ilçelerinden kendisinden sürekli yeni yeni meslek yüksekokulları açması, yeni programlar istenmektedir. Bunları isteyenler önce uygun binaları hazırlamakta, yoksa inşa etmekte ondan sonra istekte bulunmaktadırlar. Doğrusunu yapmaktadırlar.

Bakın Tavşanlı’da devletin öğretmene sunduğu bir dershaneyi gerekli tadilatını yapıp Tavşanlı öğretmenine veremedik. Bir atla deve mi? Afrika çöllerine kuyular açıyoruz da, Tavşanlı Öğretmenevi için tahsis edilen dershaneyi bakım ve onarımdan geçirip bir türlü açamıyoruz.

Yıllar önce merhum GLİ Müessesesi Müdürü Fahri Ergun ve ekibinin elbirliğiyle Tavşanlı’ya kazandırdığı Atatürk Lisesi hizmet binasını az daha yıkıyorduk. Allah yardım etti de yıkmayı düşünenleri uyardı da bina yıkılmaktan kurtuldu. Bu dört dörtlük bina iki defa deprem yönetmeliği geçse de Süleymaniye Camii kadar kuvvetli ve güçlüdür. Diyoruz: “Verin bu lise binasını sevgili Prof. Dr. Vural Kavuncu’ya, sonra da kenara çekilip Sayın Kavuncu’nun bu okula neler getireceğini görün.”

Tavşanlı Fakülte ve yeni meslek okulları açmak istiyorsa bazı öğrencisi azalmış okul binalarını gözden çıkarmalıdır. Böyle okullarımız var. Ben söylemeyeyim; yetkililer bunu bal gibi biliyorlar. Yeterli yer temin edemiyorsak, yer bulamıyorsak, merhum kaymakamımız Ali Akseven gibi 45-50 günde yeni bir bina inşa edemiyorsak kimse kusura bakmasın. Gediz’e, Simav’a, Emet’e ve diğer ilçelere laf etme lüksümüz olamaz.

Bir zamanlar hiç unutmam Ankara’dakiler, yani ülkemizin çatısında oturan yetkililer “ Tavşanlılı işini bilir” deyip, birçok yatırımı başka yerlere kaydırırlardı. Tavşanlı gerçekten devlet babaya birçok bina yapıp sunmuş ilçedir. Peki, o Tavşanlı’ya ve o Tavşanlılılara ne oldu? Bakın güzelim Tunçbilek Termik Santralini üç kuruşa sattılar. Sadece santral değil, güzelim Işık sitesi bile elden gitti. Bu site elimizde kalsaydı, birçok yüksekokulu bu sitede hayata geçirebilirdik.

Yine Emet Tren yolu geçidindeki Pancar Bölge Şefliği binaları, deposu ve bahçesini elimizden çekip aldılar. Bu küçük alana bir meslek yüksekokulu açılamaz mıydı? Bal gibi açılırdı. Zaman içinde mevcut binalara ilaveler yapılırdı.

Kimse kızmasın. Ben bir öğretmenim. Meslektaşlarım da kızmasınlar. İstiklal İlköğretim Okulu ve Fevzipaşa İlköğretim Okulu binaları potansiyel birer meslek yüksekokuludur. Birbirine yakın herhangi bir ilkokul binası bile bir meslek yüksekokuludur. Kimsenin sevgili milletvekilimiz, halen Rektör Prof. Dr. Vural Kavuncu’ya tek söz söylemeye hakkı yoktur. Vural Kavuncu ne yapsın? Verin şekeri, unu, yağı, hazırlayın güzel bir tencereyi, irmik helvası veya un helvası nasıl yapılırmış görün.

Tavşanlı 80 yıllık GLİ müessesesinin işletme müdürlüğüne düşürülmesine, küçültülmesine göz yummuştur. Tavşanlı, 80 yıllık dev kuruluş, TKİ’nin Amiral Gemisi GLİ’nin gururu, ünlü bandosunun kapatılmasına göz yummuştur. Tavşanlı dev bir mehteran takımının yok olmasına göz yummuştur. Tavşanlı neredeyse Türkiye futbol liglerinde Süper Lige çıkmasına ramak kalan Linyitspor’a sahip çıkamamıştır. Tavşanlı göz göre göre gelen milletvekilsiz kalma durumunu fark edememiştir. Tavşanlı Tunçbilek’e birkaç bin kamu işçisi alamamıştır. Ben de güzel şeyler istiyorum. Hemşerimiz, merhum belediye başkanlarımızdan İhsan Şirin’in sevgili oğullarından Abdurrahman Şirin’in dımdızlak ortada bırakıldığını bir türlü kabul edemiyorum. Ege’nin en güzel entegre et tesislerinden birisini Tavşanlı’ya kazandırmak için didinen bu güzel insanı yalnız bıraktık mı bırakmadık mı? Nohut piyasasını Tavşanlı’da açtık mı açamadık mı? Sayısı 300’ün üzerindeki tavuk tesislerine sahip olduk mu olamadık mı? Bir partide 10 milyon yumurta ihraç eden kooperatifin elinden tuttuk mu tutamadık mı? 1000 Başlık Besi Tesisi Projesini’ hayata geçirdik mi geçiremedik mi? Çukurköy’deki huzurevini doğru dürüst çalıştırıp çalıştıramadık mı? Üstelik yıkmadık mı? Merhum Tavşanlı sevdalısı hemşerimiz Remzi Özerdem’in ilçemize kazandırdığı mermer fabrikasının kapısına kilit vurduk mu vurmadık mı? İlçenin akciğerlerinden Karakova’yı imara açtık mı açmadık mı? Jandarmamıza görkemli bir bina, ek tesislerini, atış alanını kazandırdık mı kazandıramadık mı? Yüzde 65’i ormanlarla kaplı ilçemize bir orman ürünleri entegre tesisi kazandırdık mı kazandıramadık mı? TSE Belgeli leblebimizi kurum ve kuruluşların menülerine, özel havayollarındaki uçakların ikramları arasına koyduk mu koymadık mı?

Daha çok şeyler söylemek istiyorum. Ama söylediklerimi kendim dinliyorum. Yazdıklarımı kendim okuyorum. Moralim bozuluyor. Tavşanlı benim canım ciğerimdir. 84 yaşıma gelmişim hala bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Ama bana bundan sonra söz değil icraat gerek.