29/06/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

NİDA OLÇAR’IN DÜŞÜNCELERİ

Geleneksel değerlerden kopmadan avantgart ruhuyla Kütahya’dan dünyaya yelken açan bir kadın Nida Olçar. Nasıl ki rahmetli babası, Kütahya’nın önemli değeri, ‘Çininin Picasso’su Sıtkı Olçar memlekete büyük katkılar sağladıysa, aynı yolda ama kendi dinamikleriyle Nida Hanım da fayda sağlamaktadır. Ancak yazıya başlarken belirteyim, bu yazı övgüsel bağlamda değerlendirilmedi. Olçar’ın düşüncelerini yazımda, Kütahya’ya katkı sağlayacak şekilde yorumlarımla diyalektik çerçevede hazırlamaya çalıştığımı ifade edebilirim. Eleştirel perspektifle, çağdaş akılcı düşünceyle değerlendirerek Kütahya’ya katkıda bulunmak önceliğimiz olmalı. O yüzden farklı düşüncelerin senteziyle olumlu anlamda bir rota çizeceğimizi düşünüyorum. 

Görüşmemizdeki birbirinden bağımsız önemli noktaları çıkarıp aktarmaya çalışacağım:

– Eskişehir yolu üzerinde Sofça’da bulunan ve birçok ünlü ismin de geçerken uğradığı 𝙎𝙄𝙏𝙆𝙄 Ceramic House yerleşkesi için önemli bir çalışma yapılacak. Burada lavanta bahçesinin kokuları içerisinde Kütahya Mutfak Sanatları Müzesi hizmet verecekmiş. Nida Hanım’la buluşmadan önce Hilton Garden Inn Kütahya Müdürü Nazmi Bozkır ile görüşmemde Kütahya’nın yöresel lezzetlerinin sunumu konusunda eksik konuları ele almıştık. Nida Hanım’ın bahsettiği girişim bu konudaki eksiliğe önemli bir katkıda bulunacak. “Mutfak Sanatları” girişimi ileride Kütahya merkez için de planlanıyormuş.

– Kütahya’da sanat denildiğinde ilk akla gelen yer Germiyan Sokağı’dır. Bu sokak tüm sanatçılara ev sahipliği yapan önemli sokaklardandır. O yüzden Nida Hanım’ın da bahsettiği gibi Germiyan Sokağı’nda gerçekleşen etkinlikler, sokağın sanatsal ruhuyla uyumlu olmalı. Sokağın ruhuyla uyumlu olması için sanatçıların görüşleri büyük önem taşıyor. Nida Olçar ayrıca şunu belirtiyor: “Müzelerin WC’leri açık olması ve temizlik personellerinin bulunması gerekiyor. Bunun dışında sokakta özel araçların haddi hesabı yok.”

– Olçar ailesinin Koç ailesiyle sıkı bağlantıları bulunuyor. Özellikle Rahmi Koç ve Sıtkı Olçar arasında sıkı bir dostluk varmış zamanında. Nida Olçar konu hakkında, “Babam bütün aileye (Koç ailesine) kendini sevdirdi. Özel bir bağlantı oluştu. Güzel ilişkilerimiz devam ediyor.” diyerek Kütahya için sempati kanallarını açmış bulunmakta. Yatırım konusunda istekler oluşuyormuş. Ancak bunun için büyük şirketlerin önlerini açmak gerektiğini belirtiyor Nida Olçar. Şehre yatırım daveti konusunda okuyucularımıza Nida Hanım’ın şu sözlerini iletebilirim; “Memleket adına koşturuyoruz. Bizi kullanın. Çevremizi kullanın. Adımızı kullanın.” Kütahya’ya yatırımcı çekmek için bazı kültürel kodların zenginliğini de öne çıkarmak gerekiyor. Özellikle dış yatırımcı bölgenin toplumsal ve kültürel özelliklerini de dikkate alır. Bana göre bu konuda Aizanoi ve Başmelek Kilisesi önemli bir konumda bulunuyor.

– Kütahya’daki Başmelek Kilisesinin, Türkiye sevdalısı Lefter Küçükandonyadis için restore edilmesi hakkında daha önce bir yazı paylaşmıştım. Osmanlı’nın hoşgörü politikasını simgeleyen kilisenin tıpkı Ayvalık Ayazması gibi ruhani boyutunu koruyarak bir sanat galerisine dönüşmesi konusundaki düşünceme Olçar tarafından, “Kütahya’daki kurum ve kuruluşlar birlik sağlayıp kiliseyi restore ederlerse işletmesine talip olurum veya kültür elçisi olurum. Önemli olan Kütahya kazansın.” cevabı geldi. Tekrar ifade etmek istiyorum. Kütahya’nın dünyaya açılan önemli değerlerinden birisi bu kilise. Peki neden? Çünkü kutuplaşmanın ve hoşgörüsüzlüğün arttığı bir dünyada Türkiye’nin hoşgörüyle cevap vermesi bizim kimlik, kültür vb. konularında ayrım yapmadan olumlu politikalarımızı dışa yansıtır. Değişen ve dönüşen Dünya’nın algı mekanizmasında önemli ölçüde pozitif anlamda yer bulur. Bu durum dış yatırımcının da ilgisini çeker. Bunun dışında Saman Pazarı’nda bulunan Tarihi Bedesten’in Japon pazarı olarak değil konser salonu, “performance hall” olarak faaliyete geçmesinin çok daha fazla katkı sağlayacağı düşüncesini ortak bir argüman olarak vurguladık. Bunların hepsi Kütahya’nın kültür hazinesi.

– Son zamanlarda Nida Olçar’ın siyaset sahnesinde yer alacağı konuşulmaktadır. Bu konuda Nida Hanım siyasete karşı mesafesini vurgulayarak, “Siyaset ile ilgili bir planım yok. Eğer siyasete karışırsam sanattan uzaklaşırım.” cevabı geldi. Bence de sanat ve siyaset iç içe olmamalı. İkisi de çok farklı bir dünya. Ancak Olçar’ın düşünceleri siyaset sahnesinde mutlaka yer bulmalı ki buluyor da…