17/05/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

PARA POLİTİKASININ GEREĞİ

Geçtiğimiz hafta Merkez Bankalarının ardı ardına faiz kararlarını açıklamalarını takip ettik.  Aslında herkesin gözü kulağı Amerikan Merkez Bankası (FED)’ in alacağı karardaydı. FED pandemi sebebiyle hız verdiği varlık alımlarını azaltacağını zaten açıklamıştı. Bununla birlikte faiz artışlarıyla, sıkılaşmaya devam edeceği beklenen bir durumdu.

Mart ayı için 0,25 baz puan artış beklentisi olsa da Ukrayna ve Rusya arasındaki durum “acaba pas geçilir mi” diye düşündürtmedi değil açıkçası. Ama yine de beklenen oldu ve FED şahin tutumuyla sıkılaşmaya devam edeceğinin sinyalini verdi.

FED 2018 den bu yana ilk kez faiz artışına gitti ve 0-0,25 olan faiz aralığını 0,25 baz puan artırarak 0,25-0,50 ye yükseltti.

Açıkçası FED in bu yıl toplamda 3-6 aralığında bir faiz artışı gerçekleştirmesini bekliyorum.

 Sıkılaşmadaki en büyük sebep şüphesiz ki son 50 yılın rekoru olarak gerçekleşen enflasyon oranı oldu.  Hatırlayınız, ABD enflasyonu Şubat ayında 7,9% ile 50 yılın zirvesinde gelmişti. Hal böyle olunca yılsonu beklentisi 2,6 %  olan enflasyonda yılsonu beklentisi 4,3 % ye yükseldi.  

FED Başkanı Jerome Powell, ABD vatandaşlarının yüksek enflasyon altında zorlandıklarını belirterek gerekli adımları atmaktan geri durmayacaklarının altını da özellikle çizdi.

Evet, yükseliş eğilimindeki enflasyon karşısında FED’ de “para politikası gereğini” yaptı ve faiz artışı ile savunmaya geçti. Önümüzdeki süreçte de faiz silahını kullanacağını biliyor ve bekliyoruz.

Bakın Powell açıklamasında nelere değindi.

  • Ukrayna-Rusya savaşı belirli bir süre enflasyonist baskıyı artıracaktır.
  • Tedarik sıkıntıları beklenenden büyük bu sebeple enflasyon hedeflenenden çok yukarıda,
  • Enflasyon hedeflerine ulaşmak beklenenden daha fazla zaman alabilir.
  • Enerji fiyatları artışı enflasyon hedeflerine ulaşmayı geciktirecektir.
  • Sıkılaşmaya devam edilecek ve bilanço küçültmek sıkılaşmayı destekliyor.
  • Ukrayna-Rusya savaşı tedarik zincirini de olumsuz etkiliyor.

2022 de sıkılaşma aralıksız devam edecek burası aşikâr artık.

Fark etmişsinizdir, global düzeydeki enflasyonun sebepleri benzer ya da ortak aslında. Yani bu sebeplerin tamamı bizim enflasyonumuz içinde geçerli.

FED’ in sıkılaşmaya başladığı hafta;

  • İngiltere Merkez Bankası faiz 0,25 baz puanlık bir artış ile faiz oranını 0,75 e yükseltti.
  • Brezilya Merkez Bankası yükselen enflasyonu kontrol altına alabilmek adına 100 baz puanlık faiz artışı ile faiz oranlarını 11,75 e çıkardı.
  • Japonya Merkez Bankası politika faizini -0,10 % de tutma kararı aldı.
  • Tayvan’da faiz oranlarında yükselişe gitti ve 1,375 e yükseltti.
  • Macaristan mevduat faiz oranını değiştirmedi.
  • Hong Kong faiz oranını FED ile paralel 0,25 baz puan artırdı.
  • Kuveyt Merkez Bankası ıskonto faiz oranını 25 baz puan artırdı ve 1,75 e çıkardı.
  • Birleşik Arap Emirlikleri mevduat faiz oranını 0,25 puan artırma kararı aldı.
  • Suudi Arabistan Merkez Bankası repo faiz oranını 25 baz puan artırarak 1,25 e yükseltti.

Tüm bunların yanında savaş halindeki ve rekor sayıda ambargo karaları ile karşı karşıya kalan Rusya’ da Rublenin değerini korumak için iki hafta önce takvimde olmayan bir faiz artışına gidilmişti. 9,5 % olan faiz oranının 20% ye yükseltmişti.  Son olarak şimdilik 20% de sabit bırakıldı.

Dünyada merkez bankaları birbiri ardına faiz kararlarını açıklıyor, Küresel enflasyonist ortam göz önüne alındığında doğal olarak faizler yükseliş eğiliminde yâda sabit kalıyor.

Geçtiğimiz Perşembe günü yani FED kararlarından bir gün sonra, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) da, faiz kararını açıkladı. Politika faiz oranı olan 1 hafta vadeli repo faiz oranını 14% olarak sabit bıraktı.

Enerji maliyetlerindeki artışa dikkat çeken TCMB Para Politikası Kurulu karar metninde, enflasyondaki hızlı yükseliş için, sıcak çatışma durumu ve dolayısıyla enerji maliyetlerindeki artış, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının geçici etkileri, aksayan tedarik zinciri, küresel emtia, enerji ve tarımsal ürün fiyatlarındaki artışlar gibi FED karar metni benzeri sebepler gösteriliyor.  

Bu arada karar metninde dikkatimi çeken 2022 için beklenen cari fazla beklentisinden vaz geçildiği oldu. Daha önceki karar metinlerinde cari işlemler dengesinin 2022 yılında fazla vereceği beklentisi hâkimdi.  

Bu beklenti neden bitti acaba?…

Şimdi asıl sorulması gereken soru;

Küresel enflasyonist baskılar ve para politikasının gereği olarak, önümüzdeki dönemde de sıkılaşmaya devam edeceği açıkça orta olan FED’ in faiz artışları ve bunun yanında bilançosunda küçülmeye gitmesiyle birlikte bizim nasıl hareket edeceğimizdir.

“Borçlanmayı desteklemeye devam mı edeceğiz yoksa hala tasarrufa özendirme zamanı gelmedi mi?”

Sağlıcakla kalın.