28/06/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

PÜLÜMÜR’DE DOĞDU, TAVŞANLI’DA VEFAT ETTİ, KÜTAHYA’DA TOPRAĞA VERİLDİ

Pülümür nire, Tavşanlı nire? Bundan 88 yıl önce ülkemizin cennet köşelerinden Tunceli’nin Pülümür ilçesinde bir ana, bir çocuk doğurdu, adını Alişan koydular. Bu çocuk büyüdü, delikanlı oldu. Kahraman ordumuzda jandarma astsubayı oldu. Vatanına hizmet etti ve emekli oldu. Hani derler ya: “Vatan doğduğun yer değil, ekmeğini yediğin yerdir” diye. O da ekmeğini Kütahya’da aradı. Kütahya onun ikinci vatanı olmuştu. Pırıl pırıl evlatları oldu. Ben sadece oğulları Hayri Doğan ve Şeref Doğan’ı daha çok tanırım. Sözünü ettiğim kişi, birkaç gün önce hem de bayram günü kaybettiğimiz merhum Alişan Doğan’dan başkası değildir. Doğan ailesinin Kütahya’ya yaptığı hizmetlerin en önemlisi motorlu taşıt sürücü kursları açması olmuştur. Çünkü bu kurslar ehliyet veren kurslardı. Bu kurslarda kursiyerlere A-E-F ve ağır vasıta-araç ehliyetleri veriliyordu. Bu ehliyetler yıllar içinde polis tarafından verilmişti. Böylelikle polisin yükü de bir nebze azaltılıyordu. Kursiyerlere trafik, ilkyardım ve motor dersleri veriliyor ve bir sürücünün araç kullanmada karşılaşabileceği tüm olumsuzluklara karşı gerekli bilgiler aktarılıyordu. Kursiyerlere direksiyon eğitimi de bunlar arasındaydı. Her ne kadar sürücü kursları için bazı olumsuzluklar gündeme getirilmişse de bunlar istisnai görüşler olarak kalmıştır. Her kurum ve kuruluşta olduğu gibi sürücü kurslarında da doğru gitmeyen durumlar olmuştur. Ama her halükarda Kütahya’da açılan MTSK’larında binlerce kursiyer eğitim ve öğrenim görmüş ve büyük çoğunluğu ehliyet sahibi olmuştur. Bildiğim kadarıyla Kütahya’da Doğan Sürücü Kursu bunlardandır. Bu arada Tavşanlı’da da MTSK’ları açılmıştır. Benim birkaç yıl müdürlüğünü yaptığım Özbaşaran MTSK bunlardan biridir. Bu kursun kurucuları arasında merhum iş adamlarımızdan Remzi Özerdem, halen ilimizin değerli iş adamlarından Tavşanlılı Ahmet Baş da yer almıştır. Benim görevim, kulakları çınlasın iş adamımız Ahmet Baş’ın başkanı olduğu Özbaşaran MTSK’da başlamış, merhum Emekli Astsubay Alişan Doğan’ın başkanlığı zamanında da devam etmiştir. Nereye kadar? İzmir’e taşındığım tarihlere kadar.

Ben gerek sevgili iş adamımız Ahmet Baş’ın başkanlığında, gerekse merhum Emekli Astsubay Alişan Doğan Başkanlığında Özbaşaran MTSK’da müdürken her ikisiyle de sorunsuz çalıştım. Allah bereket versin maaşlarımı hep zamanında aldım. Haklarını helal etsinler. Sevgili Ahmet Baş helal etti. Merhum Alişan Doğan de zaman zaman konuştuğumuzda hakkını helal ettiğini söylerdi. Mekânı cennet olsun.

Bugüne kadar, görev yaptığım süre içerisinde, Özbaşaran MTSK’da eğitim ve öğrenim görmüş köyden kente yüzlerce sürücünün belgesinde benim adım vardır. Bugüne kadar hiçbirinin müessif bir trafik kazasına sebep olduğunu da duymadım. İlginçtir; bir MTSK’na müdürlük yapmış bir öğretmenin ehliyet almaması görülmemiştir. Ama ben maalesef müdürlüğünü yaptığım MTSK’dan ehliyet almayan bir öğretmenim. Oğlum, gelinim ve torunum aldı ama ben almadım. Neden almadın diyenlere tebessüm ettiren bir yanıtım olmuştur. Onlara, dikkatimin zayıf olduğunu, yolda gördüğüm herkese sarılıp, el sıkıştığımı anlatmışımdır. Araç kullanırken de bu alışkanlığımın risk oluşturduğunu söylediğimde bana hak vermişlerdir. Ama hiç araç kullanmadım mı? Kullandım. Sürücü kursunun çeşitli otomobilleriyle en azından Tavşanlı- Harmancık, Tavşanlı-Tunçbilek, Tavşanlı-Emet arasında kısa mesafelere ehliyetsiz olarak gidip geldiğimi söyleyebilirim. Kullandığım araçlar kurs aracı olduğu için asla polis kardeşlerimizce durdurulmamıştır. Doğru muydu? Asla doğru değildi. Ben yaptım ama başkalarının yapmasını istemem.

Çeşitli usta öğreticilerle çalıştım. Çoğu vefat ettiler. Allah mekânlarını cennet eylesin. Çok emekleri oldu. Muhasebe servisinde çalışan halen Edremit Adliyesi’nde Yazı İşleri Müdürü Kafura Dallı ve bugün bir özelde iş yapan Çardaklılı Abdurrahman Uyar’ı unutmadım. Bir de unutamadığım; sevgili iş adamımız Ahmet Baş’ın kursu, müdürü, öğretmenleri, çalışanıyla sessiz sedasız merhum Emekli Astsubay Alişan Doğan’a devretmesi olayıdır. Haklıydı. Kurs çalışanları olarak adamı hep zarara uğrattık. Ekonomik olmayan tavuğu(yumurtadan kesilen) ne yaparlar kesime verirler. Bizler bunu hak etmiştik.

Özbaşaran MTSK’nun eğitim alanı, Tavşanlı- Balıkesir yolu üzerinde, şimdiki MYO karşısındaydı. Burada merhum Hacı Zeki Özerdem’in akaryakıt istasyonu vardı. Bu istasyonda merhum Hacı Zeki Özerdem ile az mı sohbetimiz olmuştur. Onun da mekânı cennet olsun.

Usta öğreticiler yorulduğunda direksiyonun başına geçerdim. Kursiyerlere verdiğim eğitimin yanında, kendilerinden, her zaman bindikleri araçların aynasını düzeltmelerini hatırlatmış, araca binmeden eğilip aracın altında bir canlı olup olmadığını kontrol etmelerini istemiş, araç sürerken cep telefonuyla konuşmamalarını söylemiş, araç kullanırken sürekli önlerine bakmalarını istemişimdir.

Bugün Alişan Doğan artık yok. Eşiyle vefat ettiğinin sabahında telefonla konuşmuştum. Merhum uzandığı yataktan eşine seslenmiş. Menemen, bir de cacık istemiş. Eşi bunları yapmış. Bunları afiyetle yediğini anlatmıştı. Yemek arasında bir yere ayrılmamasını da istemiş, kendisine söyleyecekleri olduğunu ifade etmiş. O da namazı kılar kılmaz geleceğini söylemiş. Ama namaz bitiminde geldiğinde merhum Hakk’ın rahmetine kavuşmuş. Merhum eşine neler söyleyecekti? Bu bilinmiyor. Ama ben eşi Nezahat Hanım’ın merhum Alişan Doğan’a çocuğu gibi baktığını biliyorum.

Ölenin arkasından konuşulmaz. Çünkü ölen, savunmasızdır. Söylenenlere, eleştirilere yanıt veremez. Onun için ölenlerin ardından sadece dua edilmelidir. Hüküm Allah’ındır. Alişan artık bir hoş sedadır. Pülümür’de doğdu. Tavşanlı’da yaşadı. Kütahya’da toprağa verildi. Doğan Ailesi’ne baş sağlığı diliyorum.