22/05/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

SOKAK HAYVANLARINI BARINAKLARA TERK ETMEK GÜNAHTIR

Allah hayvanları yaratmadan önce bitkileri yaratmıştır. Böylece yaratacağı hayvanların rızıklarını da hazırlamıştır. Hayvanlar, böylelikle yiyeceklerini karşılarında bulmuşlardır. Bitkilerden ve hayvanlardan sonra insan yaratılmıştır. İnsan da karşısında bitkileri ve hayvanları bulmuştur.

Önemli olan yaratılan gerek insanın gerekse hayvanın milyonlarca yılı içinde özgür biçimde yaşamış olmalarıdır. Ne zaman ki insanoğlu bazı hayvanları (köpek, kedi, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar, tek tırnaklılar, bazı kanatlılar ve diğerlerini) ehlileştirmişler, işte bundan sonra birçok hayvan hürriyetini kaybetmiş, insanoğlunun emrine girmiştir. Ehlileştirilen her hayvan ne zamandır insanın insafındadır. At bile uzun yıllar insanı üzerinden atmıştır. Köpek insanı ısırmış, kedi tırmalamıştır. Ay boynuzlu büyükbaşlar insanı yanına yaklaştırmamıştır.

Bugün insanoğlu birçok hayvandan bir şekilde yararlanıyor. Uçan kazı evcilleştirdikten sonra bekçi olarak bile kullanıyor. Köpeğe emirler yağdırıyor ve istediğini yaptırıyor. Papağanı konuşturuyor. Fillere tomruk taşıtıyor. Maymunlara cambazlık yaptırıyor. Arıları kovanlara koyup ürettiği balı tüketiyor. En acınacak durumda olanlardan biri de kafes tavukları. İdam mahkûmları gibi daracık yerlere alınıyor, burada yumurtluyor ve ekonomik olmadığı anda kesime veriliyor. İnsanoğlu köpekleri çeşitli alanlarda kullanıyor. Bekçi köpekleri, savaş köpekleri, süs köpekleri, söyleneni yapan köpekler, çoban köpekleri, av köpekleri, kurtarıcı köpekler bunlardan. Ama doğada başıboş dolaşan, kaderine terk edilmiş o kadar çok sokak hayvanı var ki.

Büyükbaşları, küçükbaşları yeri geldiğinde aşılayan, kaliteli vitaminli yemlerle besleyen insan, yıllardır sokak köpeklerine aynı ihtimamı maalesef göstermemiştir ve hala da istisnalar dışında aynı tavrını sürdürmektedir. Sokak hayvanlarına, özellikle köpeklere ilgi son yıllarda artmıştır. Nasılsa insanların vicdanları sızlamış olmalı. Bugün ülkelerin gündeminde sokak hayvanları da var. Benim gençliğimde sokak hayvanlarına zehirli et, ekmek ve yemek verilir, itlaf edilirlerdi. Gün geldi, bir garibe üç beş kuruş vererek köpekleri av tüfeğiyle vurarak öldürttüler. Ben bunlara tanığım. Ölmek üzere çırpınan bir köpeğe sarımsaklı yoğurt yedirdiğimi hiç unutmadım. Köpekler ve kediler öldürülürken büyüklerimizin yapabilecekleri bir şey de olmazdı. Sadece: ”Yapanların eller kırılsın” derler ve Allah’a havale ederlerdi. Gün geldi insanların bir kısmı köpeklerini aşılatmaya, onları beslemeye, çeşitli tehlikelerden korumayı başardılar. Kulaklarına küpe taktırıp, kimlik bile çıkarttılar. Son yıllarda ülkemizde bulunan 1389 Belediye’den sadece % 10’nunun hayvan barınağı (kedi-köpek) olduğunu biliyoruz. Son günlerde Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu konu üzerinde ağırlığını koymasının ardından yakın bir gelecekte tüm belediyelerimizin hayvan barınakları olacak. Ama sayıları milyonla ifade edilen sokak köpeği ve kedilerin tamamını barınaklara kapatmak çözüm olmayacaktır. Kütahya’da merkezde ve Tavşanlı’da köpek ve kedi barınakları olduğunu biliyorum. Bu barınaklara ne kadar sokak hayvanı alabilirsiniz? Öylece yapılacak tek şey bu sokak hayvanları köpek ve kedileri kısa sürede kısırlaştırmak, aşılarını periyodik şekilde yaptıktan, kulaklarına küpe takıp, kemliklerini hazırladıktan sonra doğaya, serbest ortama geri bırakmak olmalıdır. Köpeklerin, kedilerin doğal vatanı dağlar, tepeler, ovalar, vadiler, ormanlardır. Şunu demeye getiriyorum; dediğim gibi önce barınak ama bu yetersiz. Gerekeni yapıp onları doğaya bırakmak vazifemizdir. Hayvanlara eziyet edenlere insana olduğu gibi en ağır cezalar verilmelidir. Onlar da can taşıyorlar. Hayvanseverler tarafından kurulan derneklere devlet baba ilgi göstermelidir. Bir zamanlar TRT’ye kesilen sembolik katkı gibi bir şeylerden tüm ülke insanı bu sokak hayvanları için bir fon oluşturulmasına katkı verilmelidir. Son yıllarda bazı hayvanseverler yemekhanelerden, lokantalardan, tavuk tesislerinden, okul ve asker yemekhanelerinden artan yemek artıklarını toplamaya başladı. Sayısını bilmediğim kadar hayvan dernekleri var. Bunların bazıları iyi niyetli. Bazıları da hayvanların sırtında kurban kesiyor. Hayvan hakkını yiyenlerin dahi oldukları söyleniyor. Bu arada Allah rızası için sokak sokak, cadde cadde dolaşarak, hatta ev kapılarına giderek temin ettikleri ekmek artıklarını, dilimlerini araziye götürerek, sokak hayvanlarına verenler var. Bunlardan Necdet Demirat ‘ı yakinen tanıyorum. Birçok hayvan derneklerinin kimliklerini taşıyor. Amacı sokak hayvanlarının sorunlarına eğilmek. Zaman oluyor, cebinden harcıyor. Bir dostum var, Saatçi Nejdet Bandırma’ya yakınlarını ziyarete gittiğinde yanına mutlaka çok sayıda bayat ekmek alır ve bunları Tavşanlı- Bandırma arasında gördüğü köpeklere dağıtır. Yine birini tanırım, gariban bir kardeşimiz, Veysel Efendi sabahın kör saatlerinde sokaklardaki çöp kaplarından, konteynerlerden topladığı ekmek artıklarını araziye çıkar sokak hayvanlarına yedirir.

Devlet Bütçesi’nden istenildiği takdirde Türkiye’deki Sokak hayvanları için bir miktar pay ayrılabilir. Nelere ayrılmıyor ki? İnşallah Kütahya’nın merkez ve ilçelerinde hatta beldelerinde küçük de olsa hayvan barınaklarının yapımına devam edilir. Ben bunun yakın takipçisi olacağım. Gerekirse gerekenlere duyururum.

Bu arada Kütahya Barosu’nun bir çağrı yaptığını Kütahya Ekspres’te sevgili Cansu Aydemir’in haberinden öğrendim. Baromuz, halkımızdan sokak hayvanlarının yaşadıkları yakın ve uzak çevrelere mama ve su kapları koymalarını istemiş. Çok güzel bir çağrı. Kütahya Barosu’nun Hayvan Hakları Komisyonu Sokak hayvanları konusunda üzerine düşeni yapıyor. Günlerdir aç kalmış, bir deri bir kemik bir köpek dahi bu komisyonun gündemine girmiş. Ama sokak köpeğinin cansız bedenine ulaşılmış. Yapılacak bir şey kalmamış. Soğuk kış koşullarında yapılacak tek şey sokak hayvanları için ilk etapta komisyonun öngördüğü mama ve su kaplarının bu hayvanların yoğun bulunduğu alanlara bırakılmasıdır. Bazı olumsuzlukların bir daha yaşanmaması için Kütahya Barosu Hayvan Hakları Komisyonunun konunun takipçisi olacağı anlaşılıyor.

Geçtiğimiz yılın son günlerinde Kütahya Valiliği koordinesinde, tüm ilçe belediyeleri ile İl Özel İdaresi’nin işbirliği içinde çalışacağı, birliğin amacı, faaliyet alanları, üyelere düşen sorumluluklar ile yapılacak çalışmalar, Sayın valimiz Ali Çelik Bey’in başkanlığında düzenlenen bir toplantıda istişare edilmişti. Birlik üyelerinin tüm belediyelerle İl Özel İdaresi’nden oluşacağı ifade edilmişti. Sokak hayvanlarının kontrolsüz bir şekilde üremelerinin önüne geçilmesi amacıyla kısırlaştırma çalışmalarının artırılacağı, ilçelerde bakımevlerinin kurulmasına yönelik çalışma başlatılacağı söylenmişti. Bana göre de ilk etapta kısırlaştırma ile işe başlanılmalıdır. Sayın valimizin de görüşü bu yöndedir. Bugüne kadar 11 ayda İl Özel İdaresi mobil kısırlaştırma aracında 619 sahipsiz sokak hayvanının kısırlaştırılması öyle sanıyorum sevindiricidir. Bu da 4 mobil aracın daha hizmete sokulmasını hızlandıracaktır. Aslında sahipsiz bu sokak hayvanları da sayın valimizin ifadeleriyle sahipli hayvanlar gibi mutlu bir yaşamı hak etmektedirler. Bunlara doğal yaşam alanları sağlamak görevimizdir. Nedir bunlar? Barınaklar, rehabilitasyon merkezleri, hayvan klinikleri, hastaneleridir. Bunlar da peyderpey yapıldıkça öyle inanıyorum ki sokak hayvanları konusu bir daha gündemde olmayacaktır. Kütahya Valiliği’nde başlatılan çalışmalar bugün itibariyle bir ayını dolduruyor. Ama bir yerden başlamak gerekiyordu. Bu yapılmıştır. Sayın valimize en kalbi teşekkürlerimi sunuyorum.