02/07/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

TAVŞANLI 100 AVUKATI DA GÖRDÜ

Yıl 1946. Tavşanlı’da tek bir avukat var. O da merhum babam Avukat Hüsamettin Alpagut. Önce Orman İşletmesi Avukatı, sonra hazine ve belediye, daha sonra sendika avukatıdır. 1950 Genel Seçimlerinden sonra (14 Mayıs 1950’de çok partili genel seçimler yapılmış, DP İktidar olmuştu. Bu seçimlerde de Tavşanlı’da sandık kurullarından birine başkanlık etmiş ilk avukat olarak ta tarihe geçmiştir. Merhum babam, eğer bir Tavşanlı Tarihi yazılırsa ilçenin ilk avukatı olarak yerini mutlaka alacaktır. Merhum babama, Kütahya Barosu’nun verdiği kimlik belgesini saklamışım. Baro Sicil No:14, tarih olarak 25 12 1971 tarihi var. Bakanlık sicil no:3392/5274 Ruhsatname tarihi:16.11.1946 olarak görülüyor. Yani merhum babam hâkimlik mesleğinden ayrıldıktan sonra anladığım kadarıyla hep avukattır. Avukat olarak gözlerini yummuştur. Yine Tavşanlı mezarlıklarındaki ilk avukat mezarı, asri mezarlıkta babamın mezarıdır.

Tavşanlı, yıllar içinde merhum babamdan sonra merhum Avukat Tarık Dosdoğru( Em. Avukat Cemal Dosdoğru’nun babası), merhum Avukat Suna Korkmaz(merhum gazeteci Ali Hikmet Korkmaz’ın eşiydi),merhum Avukat Hüsnü Davutoğlu (Yeminli Mali Müşavir Ömer Davutoğlu, emekli Büyükelçi Ali Davutoğlu, Dr. Bilge Davutoğlu’nun babaları) ile tanıştı. Bu dört avukat uzun süre Tavşanlı’nın sayılan ve sevilen avukatları olarak hizmet vermişlerdir. Sadece bunlardan Suna Korkmaz’ın Muğla’da hayatta olduğunu sanıyorum. Merhum babam çok zor şartlarda mesleğini icra etmiştir. Kendisinin günlerce tek bir dilekçe yazmadan yazıhanesini kapattığını bilirim. Merhum Avukat Emin Toktar, bir keresinde kendisini ziyaretinde babama: “Hüsamettin Bey, eğer gelirin giderinden azsa yazıhaneni kapat. Daha büyük riske girme” demişi O da öyle yapmıştı. Bir avukatın iyi-kötü bir evi, bir bahçesi, tarlası, en azından külüstür bir aracı da olamaz? Bir avukat baro aidatını ödeyemez duruma düşer mi? Biz bunu yaşadık. Merhum babam kira evlerinde yaşadı ve merhum İbrahim Tarhan’ın Tayyare Sokak’taki üç katlı apartmanının zemin katında fenalaştı, Kütahya Devlet Hastanesi’nde vefat etti. Merhum anneme, kız kardeşlerime 21 lira bıraktı. Merhum babam, hiç unutmam kendisinden mal beyanı istemişti. Yanıt olarak da bir kâğıda yazıp bana vermiş, iletmemi istemişti. Kâğıtta; “Sayın müdür, ipimle kuşağım…” yazıyordu. Babamın, serbest avukatlığa başladığında, ilçe nüfusu bugünkü nüfusun onda biriydi. Bugün merkez nüfusu (19 mahalle içindeki nüfus) 72 binin üzerinde olan Tavşanlı’nın son aldığım verilere göre 104 avukata sahip olduğunu öğreniyorum. 6 Avukat da stajyermiş. Bu Kütahya Barosu için önemli bir rakamdır.

Artan avukat sayısı bir sorunu da beraberinde getirmiştir. Kütahya Barosu’nun merkez dışında en çok avukat üyesi Tavşanlı’dadır. Bu avukatlar yıllar önce hizmete açılan Tavşanlı Adalet Sarayında Baro Temsilciliğine tahsis edilen salona bugün sığamaz durumdadır. Buna ben de müteaddit kereler tanık olanlardanım. Özellikle Yeni Adli Yıl açılışında buna yakinen tanık oldum. Benim için sorun yok. Bazı öğrencilerim avukat. Beni görünce kalkıp yerlerini bana zaten veriyorlar. Ama bu böyle devam edemez. Kulakları çınlasın Tavşanlı Adalet Sarayının temelinden çatısına, donanımına emeği olan eski Cumhuriyet Başsavcısı, halen İzmir’de Bölge İdare Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı Cevat Barutçu, uzun vadede binada mutlaka bir genişlemeye ihtiyaç duyulacağını söylemişti. Dediği oldu.

Yeni yılda Sayın Adalet Bakanımıza Tavşanlı Adalet Sarayının genişletilmesi konusunda bir ricam olacak. Mevcut hizmet binasının Ağır Ceza Teşkilatı bulunan bir Adliye için mevcut binanın yetersiz olduğunu anlatacağım. Eski cezaevi arsasının bir şekilde değerlendirilmesini önereceğim. Sevgili Baro Başkanımız Ahmet Atam Beyden, yeni Barolar Birliği Başkanımıza konuyu açmasını isteyeceğim. Böyle giderse birkaç yıl içinde Tavşanlı Adalet Sarayı artık kabına sığamaz duruma gelecektir. Sayın hâkimlerimiz ve Cumhuriyet savcılarımız için yeterli oda dahi bulamaz duruma geleceğiz.

Eğer arzularımız gerçekleşmezse en kısa sürede adalet sarayından bazı birimlerin bir başka kiralanacak binaya taşınmaları söz konusudur. Örneğin icra daireleri, seçim müdürlüğü için bu gündeme gelebilecektir.

Ah Tavşanlı! Bir ara üç milletvekili çıkarıyordun. Bu ilçe bugün milletvekilsizdir. Bir zamanlar TBMM Başkanı, bakanlar, bir anda üç milletvekili çıkaran Tavşanlı kanımca artık, sesini Ankara’ya gereği kadar duyuramamaktadır. Zaten son yıllarda Tavşanlı’ya gelen sayın bakanların sayısı da bir elin beş parmağı kadardır. Bir zamanlar Sayın Kütahya Valileri sabah kahvaltılarından bazılarını Tavşanlı’da yapardı. Sabah çaylarını Tavşanlı’da içerlerdi. Çünkü Tavşanlı yıllar yılı ilin en büyük, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda gelişmiş tek ilçesidir. Üstüne üstlük Kütahya’nın siyaset alanında vazgeçilmezidir.

Tavşanlı modern bir E tipi cezaevine sahip. Yarın bir gün herkes görecektir ki bu cezaevi bile yetersiz kalacaktır. Şu durumda Tavşanlı’da tüm siyasi partilerin el ele vererek Tavşanlı’nın sesini daha gür biçimde Ankara’ya duyurmaları gerekiyor. Şu gerçeği herkes görmelidir; beyler, eğer Tavşanlı nezle olursa Kütahya öksürür. Bu daha sonra Ankara’da da hissedilir. Bunu yorumlamak bana düşmez. Tavşanlı 100 bini aşmış nüfusuyla Türkiye’de bağımsız ilçeler arasında çok önemli bir ilçedir. Birinci sınıf ilçe adayıdır. Bir zamanların il namzedidir. Bunu görmek istemeyenler olabilir. Ama Tavşanlı hafife alınmamalıdır.