06/12/2021

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya'nın gündemi dürüst haber kaynağı

TAVŞANLI’DA DOST VE ARKADAŞ GRUPLARI

BÜLENT ALPAGUT

Yıllar yılı Tavşanlı’da özellikle belediye sınırları içinde dost ve ahbapların, samimi arkadaşların toplandıkları yerler olmuştur. Buna birçok örnek verebilirim. Son bir buçuk yıl içinde bu toplantı yerleri, odalar, kahve köşeleri, iş yerleri bir nebze pandemi nedeniyle boş kalmışsa da birkaç aydır yine dolmaya başlamıştır. Bir zamanlar, eski belediye, halen belediye müzesi, eski rüştiye ve adliyeye ev sahipliği yapmış tarihi yapının, bir köşesinde, belediye eski çalışanlarından merhum Mehmet Madan’ın yazıhanesi vardı. Bu yazıhane Madan Mehmet vefat ettikten sonra belediye ekmek fabrikası ürünleri satış noktalarından biri olmuştu. Halen de öyle midir biliyorum.

Bu yazıhane merhum Madan Mehmet’in dilekçe yazdığı, bazı işyerlerinin hesaplarını tuttuğu, iade fişleri doldurduğu, ama bunların ötesinde bazı hemşerilerimizin sohbet ettikleri bir yerdi. Bu yazıhaneye her cumartesi günü merhum Hüseyin Benli (Madan Hüseyin),oğlu Himmet Benli (Madan Himmet) çiftliklerinden taze yumurta, yoğurt, tereyağı, peynir, süt getirirdi. Yazıhane müdavimleri başta bendeniz, merhum fen memuruydu, İbrahim Ergun, belediye çalışanlarındandı, İbrahim Başköy, terzi Ahmet Tarzan, merhum Hamdi Abi, esnaftan Ali Üftadeoğlu, GLİ şoförlerinden merhum Mehmet Ecevit, belediye zabıta çavuşlarından merhum Ethem ve Nazım Çavuşlar’dı. Cumartesi günleri gelen yiyecekler peygamber usulü paylaşılırdı. Cumartesi günleri yazıhane adeta bir bakkal dükkânına dönerdi. Taze peynir, kaymak, köy yumurtası, süt, köy ekmeğinden geçilmezdi. Bu yazıhane uzun yıllar İstanbul TRT Çamlıca Bölge Müdürlüğü yapım ve bakım elemanları, teknisyenleri, mühendislerinin de buluşma merkeziydi, televizyon aktarıcı istasyonlarındaki aktarıcılar için gelen ekipler ilk önce bu yazıhaneye uğrarlar, sonra İbrahim Tuna’nın İnegöl köftesi yenilir, ardından çaylar yudumlanır, doğruca arızalı aktarıcılara doğru gidilirdi. Bugün hayatta kalan bu bakım ve yayın ekipleri elemanlarıyla hala haberleşiriz. Rahmetli Madan Mehmet’in telefonu hiç boş kalmazdı. Bugün bu yazıhane artık yoktur. Bu yazıhaneye gelip giden de bir-iki kişi kalmıştır. Birisi ben, birisi de Ali Üftadeoğlu.

İstasyon Caddesi ile Tahsin Buruk Caddesi’nin kesiştiği noktada Birkarış’ın kırtasiye dükkânının önü de dost ve ahbapların toplandığı bir diğer merkezdi. Zamanın ilçe milli eğitim müdürlerinden Sezai Kadıoğlu, bir ara Kütahya İl Milli Eğitim Müdür yardımcısıydı Ali Manak, Zeytinoğlu Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Solmaz, öğretmen Mustafa Ertan, öğretmen Kenan Öztaş, ilçe milli eğitim müdürlüğü şube müdürlerinden Yüksel Demir, öğretmen Orhan Kasap, Öğretmen Erdoğan Kocayörük, öğretmen Emin Can, öğretmen Abdullah Öztoprak, öğretmen Halim Gezer, mesai bitimlerinde bu işyerinin önünde toplanırdık. Çaylar erfene usulü ödenirdi.

Merhum Omaroğlu( Mustafa Bölükbaşı)’nun kırtasiye dükkânının önünde de birkaç kişi sürekli otururdu. Sevgili eski ilçe milli eğitim müdürü Sezai Kadıoğlu, şube müdürlerinden Yüksel Demir, Sadık Ulutaş, kütüphane müdürü Ahmet Solmaz, terzi Yörük Ahmet, öğretmen Ahmet Urfalı’nın sandalyeleri hep hazır olurdu.

Terzi Tahsin Eröz’ün terzi dükkânı da sürekli dost ve ahbaplar tarafından hınca hınç dolu olurdu. Öyle ki terzi Tahsin çalışmakta bazen zorlanırdı. Bu terzi dükkânı benim de uğrak yerlerimdendi. Hüseyin Kaynar( Küçük Hüseyin),merhum Mehmet Kaynar, Nihat Babir, Mustafa Ertekin, zamanın ilçe gençlik ve spor müdürlerinden, öğretmen İhsan Tandoğan( Taktak Hoca), GLİ müessesesi müdür yardımcılarından Ravi Hacıalioğlu, terzi Yörük Ahmet, Ethem Ünal( Kancı), Gümüş İhsan, Ec. Şerif Boyacı, Ahmet Karabuda, merhum Cihat Öztan, merhum Fevzi Düzgün, Yamuk Rıza, Etibank Genel Müdürüydü Süha Nizamoğlu bu mütevazı terzi dükkânının değişmez müdavimlerindendi. İlla da dostların bir dükkânda toplanmaları gerekmiyor. Örneğin rahmetli avukat-hâkim babamın balık avına giderken arkadaşları olurdu. Merhum Hâkim Ali Bey, merhum Hâkim Emin Bey, esnaftan Abeş Mustafa, Kasap Açkarınlar’ın Halil, montör Hüsnü, belediye zabıta memurlarından Ethem Çavuş, terzi Seyfettin, terzi Ahmet Ün( Karga Ahmet) Gagalar’ın Hüseyin ve ben de balık avı partilerinde bizzat bulunurduk. Bu grup uzun yıllar birbirinden hiç kopmamıştır. Rahmetli avukat-hâkim babam Hüsamettin Alpagut’un avcı arkadaşları arasında Tepecikli Çolak, Dolmacı, Kuruçaylı Hakkı da vardır. Merhum ayakkabı tamircisi değerli dostum Ahmet Uygur’un sevgili oğlu Abdullah Uygur’un terzi dükkânı da dün olduğu gibi dost ve ahbapların bugün de uğrak yerlerindendir. Hayrettin Doruöz, Ali Osman Başköy, Muharrem gezgin, Hasan Hüseyin Tayşi, Cemal Kocayörük, değerli hoca-hafız Ahmet Yaşar Çakmak, Ali İhsan Çavga, efsane kooperatif başkanı Çenter Ziya, imam hatip emekli müdürlerinden Selahattin Uygur günün bir vaktinde mutlaka bu terzi dükkânına en az bir kez uğrarlar. Çaylar yudumlanır ve sohbetler yapılır.

Merhum terzi Ahmet Ün( Karga Ahmet)’ün terzi dükkânı da dar olmasına karşın çok sayıda dostu kucaklamıştır. Merhum babam Hüsamettin Alpagut, merhum Çakmak Mehmet, merhum Carsan Mustafa, merhum montör Hüsnü, merhum Abeş Mustafa, merhum Gemalmaz Hafız, terzi Seyfettin, Kuruçaylı Ahmet Çavuş, bu terzi dükkanında az mı hükümetler kurmuş ve hükümetler devirmiştir.

Merhum eski belediye başkanlarından İhsan Şirin’in Ulucami’ye çıkarken mütevazı, bir dükkânı vardı. Bu dükkâna da giren çıkanın haddi hesabı olmazdı. Ben bile okul dönüşü bu mütevazı kumaş ve diğerlerinin satıldığı dükkâna uğrayarak merhum Şirin’in bir bardak çayını içmişimdir. Merhum okul müdürlerinden ve THK Şube Başkanları’ndan Cemal Eker’in züccaciye dükkânı içinde ve dışında da toplanılırdı. Merhum öğretmen Hüsnü Ünlü, halen THK Başkanı Hüsnü Çelik, merhum okul müdürlerinden Kazım Girgin, bir ara ilçe gençlik ve spor müdürüydü öğretmen İhsan Tandoğan (Taktak Hoca), merhum öğretmen Azmi Akyol, öğretmen Necati Yavuz, merhum iş adamı Galip Mutlu, Yüksel Eyidoğan, Seliköylü Halil de sık sık merhum Cemal Eker’in bu iş yerine uğrar, hava koşullarına göre ya işyeri içinde, ya da. Bu işyeri önündeki ulu çınarların altında toplanırdı.

Eşgelekspor diye kayıtlarda olmayan bir kulübün üyeleri merhum İhsan Canatan( Tuzcu İhsan),merhum Mehmet Canatan, Saim Taktak, Zeki Ağdabaş, Aliağasoğlu Mehmet, Tevfik Taktak da sık sık bir araya gelirdi. Merhum berber Kudret’in üzerinde Hacıbekir Odası’na da Kantin Erol, Seliköylü Kaynakçı, Ekmekçi Kara Mehmet, Hacaza, Hayrettin Doruöz, Kıyma Selahattin, Oydaslı Mehmet, Gazyağlı Mehmet, kasap Orhan olurdu. Marevaş’ın dükkânına da İsmail Usluer, Dr. Mahmut, öğretmen Ali Çınar, merhum okul müdürlerinden Kazım Girgin buluşurdu. Yumurtacı Hüseyin’in eski Yeni Sinema altındaki işyerine öğretmen Mehmet Özkök, Seliköylü Mustafa, Adem Deniz, kasap Mustafa ve ben uğramadan edemezdik.

Rahmetli Noter İbrahim Sirel’in oğlu, GLİ merhum İdare amirlerinden Azmi Sirel’in evinin altında birkaç kişinin ancak sığabildiği bir yazıhanesi vardı. Buraya da emekli Ziraat Bankası Müdürlerinden Nazım Tatlı, merhum PTT Müdürlerinden Rahmi Azcan ve ben mutlaka uğrardık. Çaylar merhum Azmi Ağabey’den olurdu.

Merhum Eski Belediye Başkanları’ndan Ömer Mutafoğlu’nun ve merhum Enver Eruslu’nun merhum terzi Halil Öğretmen’in işyerinde minderleri vardı. Terzi İsa ve ben de zaman zaman bu terzi dükkânında birlikte olurduk. Tavşanlı’nın ünlülerinden merhum Ayaşlı Mustafa’nın Ulucami yakınlarındaki işyeri ise belki en kalabalık toplanma yerlerinden biriydi. Merhum Ayaşlı, yılların Adalet Partisi ilçe başkanlığını yapmıştı. Bu iş yeri her ne kadar kumaş, giysi ve diğerlerinin satış yeriyse de sorunlu hemşerilerimizin sorunlarını çözdükleri yerdi. Merhum Ayaşlı Ankara ile Tavşanlı arasındaki en sağlam köprüydü. Sağ görüşlüler bu dükkâna uğramadan edemezlerdi.

Tavşanlı’da emekli öğretmenler Orhan Kasap, Erdoğan Kocayörük, Hafız Ahmet Yaşar Çakmak, Halim Gezer, Akın Kahraman merhum Karga Ahmet’in terzi dükkânını vefatından sonra sohbet odası olarak kullanmışlardır.

Merhum ayakkabı üreticisi ve tamircisi Fethi Demirat’ın işyeri de aynıydı. Dükkânın içindeki ayakkabılardan çok arkadaşı, müşterisi vardı. Beli ağrıyan, sırtı ağrıyan, dizi ağrıyan bu dükkândan eksik olmazdı. Çok ilginç insanlar bu mütevazı iş yerine mutlaka bir vesileyle de olsa uğramıştır. Hani derler ya; “Kırk kişiyiz. Kırkımız da birbirimizi biliriz” Evet Tavşanlı’da çeşitli noktalarda, yerlerde en az 5-6 kişi, arkadaş, dost, ahbap mutlaka bir araya gelir. Gündem zengindir. Fıkralar, anılar, duygu ve düşünceler, muhabbet bu yerlerin ekmeğidir. Suyudur. Aşıdır. Bu saydıklarım toplanan birkaç gruptan bazılarıdır. Aklıma hemen geliverenlerdir. Daha nice nice toplantı mahalleleri, köşeleri, odaları, evleri kıraathane ve kahve köşeleri, dernek lokalleri, kulüp binaları var. Tavşanlı’da insanlar sosyaldir. Her ne kadar Güneydoğu’daki bazı yerleşim birimlerindeki gibi sıra geceleri gibi geceler yoksa da bu toplanma mahallerinde yeri geldiğinde güveçler yenilmiş, içli pideler tüketilmiştir. Tavşanlı’nın insanı bir şekilde stres atmak için bir yerlerde toplanır ve bu toplantılar bugün de vardır.