29/06/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

TAVŞANLILI 2022 YILINDA NELER BEKLİYOR NELER İSTİYOR NELER DÜŞÜNÜYOR

Tavşanlı, Kütahya’nın sosyal, ekonomik, kültürel, sportif alanlarda en büyük ilçesidir. Gün geçtikçe daha da büyüyor. Genişliyor. Kalabalıklaşıyor. Zenginleşiyor. Tavşanlılı Tavşanlı’nın fiziki olarak ne denli büyüdüğünü belki göremeyebilir. Ama dışarıdan Tavşanlı’ya gelenler bunun farkındadır. Hele gece manzarası bir ayrı güzelliktedir. İster trenle Balıkesir yönünden, isterse Eskişehir yönünden gelin; Sanırsınız ki Kütahya’ya, Eskişehir’e, Balıkesir’e geliyorsunuz.

Genel nüfus 100 bini devirdi. Tavşanlı Belediyesi Sınırları içinde tam 19 mahallesi var. Merkez nüfusu da 70 bini geride bıraktı. Dostlarımla, arkadaşlarımla, meslektaşlarımla, bürokratlarla, birim müdürleri ve yetkilileriyle, köy ve mahalle muhtarlarıyla, sendikacılarla, vakıf yetkilileriyle sade vatandaşla zaman zaman telefonlaşır, mesajlaşırım. Gündem hep Tavşanlı olur.

Benden neler neler isterler bilseniz şaşarsınız. Bir dostum bana Tavşanlı’nın neden hala 1’inci sınıf bir ilçe olmadığını sordu. “Neyi eksik ki hocam” dedi. Sahi bu konuyla kim veya kimler ilgilenir ben de merak ediyorum. Milletvekillerimiz mi, bazı bürokratlarımız mı? Hani benim yapabileceğim bir şey olsun inanın hemen kolları sıvarım.

Bir dost soruyor: “İlimizde birçok yerleşim birimine, modern anlamda, AB normlarında Jandarma Komutanlığı hizmet binası yapıldı. Tavşanlı’ya maalesef yapılmadı. Gerek duyulmadı da mı yapılmadı, yoksa uygun bir arsa mı bulunamadı” diyor. Bilindiği gibi Tavşanlı İlçe Jandarma Komutanlığı hizmet binası Menderes Bulvarı üzerinde, şehrin en ortalık yerinde bulunuyor. Bu bina Tavşanlı’ya yakışmıyor. Kim şöyle dört dörtlük bir hizmet binası istemez? Bu binanın avlusunda askerlerimiz için güzel bir yatakhane, koğuş, yanında bir mutfak, askerler için bir yemek salonu, güzel bir garaj, askerler için mini bir atış poligonu veya atış alanı, bir kantin, bir kitaplık, bir misafir salonu, bir konferans salonu, küçük bir mescit, birçok kurnalı sebil, bir orta büyüklükte havuz, bir çiçek serası, subay ve astsubaylar için birkaç lojman, mühimmat için bir özel bina, bir sığınak, askeri konuklar için örnek bir misafirhane olsa fena mı olur? Ama bugüne kadar maalesef böyle bir hizmet binası ve ekleri için olumlu bir sonuç alınamadı.

“Yılan hikâyesine döndü” ifadesi; zaman zaman bir türlü sonlandırılamayan, hizmete sokulamayan, bitirilemeyen, yarım kalan, umutsuz vaka gibi durumlarda söylenir. Alın size böyle bir konu. Tavşanlı öğretmenevi konusu. Bugüne kadar 1000’den fazla öğretmen Tavşanlı’da ilk zamanlar şimdiki sayın kaymakamımızın lojmanına komşu, Türk Maden-İş Batı Anadolu Şubesi’ne ait, işçilerin eğitim binası olarak inşa edilen çok salonlu iki katlı binayı öğretmenevi olarak kullanırdık. Bu bina zaman içinde Kütahya Özel İdaresi tarafından satın alındı. Başka amaçlarda kullanılıyor. Öğretmene “Bu binayı terk et “ denildiğinden bugüne Tavşanlı öğretmeni çaresizlikten orada burada oturup kalkmaya başladı. İşin daha vahimi; Tavşanlı öğretmeni kendi parasıyla inşa ettirdiği öğretmenevini (halen Polis Merkezi Amirliği karşısı) 1980 askeri darbesinden sonra elinden kaptırmıştı. Çok uğraştık. Hazineye intikal eden binamızı bir daha geri alamadık. Sonra ne oldu? 15 Temmuz olayları ardından Tavşanlı’da bazı taşınmazlara devlet el koydu. Bunlardan birisi ki halen Kanal Caddesi üzerindedir, öğretmene tahsis edildi. Bu eski dershane binasının girişinde “Tadilat var” levhası artık güneşten solmuş ve okunamaz duruma gelmiştir. Neyin tadilatı yapılmaktadır? Merak konusudur. Tavşanlı’da öğretmen camiası Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında bu binaya girmek istemektedir. Nasıl bir pürüz vardır da bu eski dershane, öğretmene tahsis edilen bina bir türlü neden hizmete alınamamaktadır?

Tavşanlı, bir ara Ege’nin en büyük et entegre tesislerinden biri olarak gösterilen, halen içinde Şirin Sucuk üretilen ve kesim yapılan tesise de sahip çıkamamıştır. Ne gariptir ki zamanın Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin bu tesisi görmesi dahi programlanamamıştır. Ben sayın eski bakana kızmıyorum. Bu tesise sayın bakanı sokmayanlara kızıyorum. Bu tesis ağlıyor beyler!.. Tavşanlı’nın bağrında bir yara kanıyor. İlgisiz kalanları Allah’a havale ediyorum. Bu dev tesisi kaderine terk edenler geceleri nasıl uyuyorlar inanın merak ediyorum.

Halen hizmet veren DDY gar binamız sağlıksız bir binadır. Bakmayın tek katlıdır ve göze hoş görünür. Aslında çürük bir binadır. İçinde nasıl oturuyorlar merak ederim. 1970 Gediz Depremi sırasında 7.1 şiddetindeki deprem Tavşanlı’da bu gar binasını da sallamış, yıkamamış ama çatlatmıştı. Bir gün yıktılar. Herkes yerine görkemli bir gar binası bekledi. Yerine bu şimdiki binayı alelacele yapıp hizmete açıverdiler. Sıkı durun! Asıl ilginç açıklamamı şimdi yapıyorum. Yemin ediyorum; gözümle görmüştüm. Şimdiki, yakın bir gelecekte yıkılacak denilen gar binası bina inşa edilirken kalıpları erken söküldüğü için 8 derece yana yatmıştı. Bir kıyamet kopmuş, yetkililer hokus pokus Bir lokomotifi birinci hatta sokmuş, lokomotife çelik teller takılmış 8 derece yana yatan binayı çekip düzeltmişti. Kalıpların erken sökülmesinin sonucu bina kendine gelmeden inşaata devam edilmek istenmişti. Buna kimse inanmaz. O zamanlar Anadolu Ajansı muhabiriyim. Bu manzarayı kaçıramazdım. Tam çekmiştim ki birisi hışımla gelip fotoğraf makinemi elimden alıp açmış içindeki filmi çıkarmış, makinemi geri vermişti. Ardından da “Kardeşim sen bizim başımıza bela mısın” diyerek beni gar alanından uzaklaştırmıştı. İyi biliyorum Tavşanlı DDY yeni gar binası dosyası, halen ilgili genel müdürlüktedir. Bu raftan inmeyen dosyayı kim indirecektir?

Tavşanlı belediye sınırları içindeki eski kanserojen asbest boruların sökülerek yerine sağlıklı, kaliteli içme suyu borularının döşeneceği günü ben de sabırsızlıkla bekliyorum. Bu asbestli borulardan Tavşanlı halkı kesinlikle kurtulmalıdır. Ben bile bu borulardan akan sudan kim bilir kaç kez içmişimdir. Sanıyorum Sayın Belediye Başkanımız Çevre mühendisi Mustafa Güler bu sorunu çözmek üzereymiş.

Tavşanlı halkının uzun yıllar susuzluk tehlikesi çekmeyeceğini düşünüyorum. Umarım; Tavşanlı halkına yıllarca hizmet veren, elektrikle çalışan su pompalarının, motorlarının bulunduğu Emireller’in harman yerindeki 108 metre derinliğindeki derin su kuyusu ile Ada Stadı’nın hemen bitişiğinde, Ada mesireliğindeki merhum Pompacı Halil Efendi’nin anılarını taşıyan yine 108 metre derinliğindeki aynı derin su kuyusunun başına bir haller gelmez. “Sakla samanı gelir zamanı” diyen atalarımız güzel söylemişler; bu kuyular muhafaza altına mutlaka alınmıştır diye düşünüyorum.

Moymul Ovası’nın başına bir şey gelirse bu çok kişinin başını ağrıtır. Çok kişinin canı yanar. Bu ova Tavşanlı’nın en ortalık yerindeki tek ayakta kalan doğal meradır. Bu ovaya bir teneke beton atan bunun vebalinden kurtulamaz. Unutmayalım, bir ara bu ovanın kıyısına, sözüm ona çimento fabrikası kuruluyordu. Unutmayalım! Yıllar önce bu ovayı küçük bir havaalanına dönüştürme çabası vardı. Bu ova, bir olası depremde toplanma merkezimizdir. Gerekirse binlerce Tavşanlılı burada konaklayacaktır.

Kulakları çınlasın, bir zamanların ünlü siyaset adamlarından, hemşerimiz Doç. Dr. Mustafa Kalemli, Tavşanlı leblebisinin THY uçaklarının menüleri arasına girmesini istemişti. Ama bu konuda amaç hasıl olmamıştı. Sayın Kalemli’nin bu hayalini bizler gerçekleştirebiliriz. Öyleyse Leblebiciler Odamız harekete geçebilir. Ticaret ve Sanayi Odamız da üzerine düşeni yapabilir.

Sevgili kardeşim, Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Hasan Bayram bir süre evvel yıktırılan Doç. Dr. Mustafa Kalemli Sağlık Ocağı’nın yerine inşallah bir bina yaptıracak. Bunun için gerekeni yaptı. En uygun zamanda mutlaka bu sağlık ocağı arsasına iki katlı bir bina dikilecek. Alt katı da sağlık ocağı olacak. Bunu bekliyoruz.