17/05/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

TERS GİDEN ŞEYLER OLABİLİR Mİ?

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) ödemeler dengesi istatistiklerini yayınladı. Buna göre cari işlemler açığında, 2021 Ocak ayına göre 5,33 milyar dolar artış görünüyor. Yani 7,11 milyar dolar olarak gerçekleşmiş ki bu da Oniki aylık cari açığın 20,22 milyar dolar olduğunu gösterir. Ne diyor TCMB bu duruma, tanımlı dış ticaret açığının 6,425 milyon dolar artması ile 8,333 milyon dolara yükselmesi, cari işlemler açığındaki artışta etkili olmuştur.

                Nedir bu Ödemeler dengesi?

Bir ekonomide, bankaların, hükümetin, tüzel kişilerin ve yerleşik gerçek kişilerin diğer ekonomilerdeki yerleşikler (yurt dışında yerleşikler) ile belli bir dönem içinde yapmış oldukları tüm mal ve hizmet ticareti, alacaklar-verecekler yani tüm ekonomik işlemlerin sistematik kayıtlarını elde etmek üzere hazırlanan istatistiki bir rapordur. Alınan satılan her şeyi bu raporda görebiliriz yani.

Birde cari açık kavramı var.

Kabaca, aldıklarımızın sattıklarımızdan fazla olması durumudur cari açık. Yani ithalatımız ihracatımızdan fazla demektir. Cari açığımızda ki büyüme ihracattan kazandığımızdan daha fazlasını ithalat için harcadığımızı gösteriyor bize. Sıkıntılı değil mi. Ama ithalata dayalı ihracatın sonucu işte bu.

Atlanmaması gereken bir durum da açıklanan verilere göre 2017 Aralık ayından bu yana en yüksek cari açık verisinin kaydedilmiş olduğudur. Yani, son dört yılın rekorunu kırdık cari açıkta.

Enteresan bir şekilde, açıklanan rotanın tam tersine giden bir gemi içerisinde olduğumuz hissi bunaltmaya başladı artık benide.. ve muhtemelen herkes gibi…

Yeni ekonomik modelin temeli yüksek kur ile ihracatı artırmak ve ithal ikame üretime özendirmek, nihayetinde ithalatı azaltmak neticesiyle cari fazla vermekti. Bunun sonucunda ucuzlamaya başlayan kurların enflasyon üzerindeki etkisi azalacak ve enflasyon hızla gerileyecekti. Ülkece, hızla cari fazla vermeye yönelik bir programa sarılmışken, son dört yıl için rekor olarak kaydedilen bir cari açık vermiş olduk…

Bu arada TCMB, Piyasa Katılımcıları Anketi için Mart ayına ilişkin sonuçlarda açıklandı. Buna göre enflasyonda ki yılsonu beklentisi de 40% ı aştı. Yani 2022 yılını 40% üzerinde bir enflasyon ile kapatacağımız beklentisi piyasada hâkim görünüyor. Sanırım dillendirilmiyor olsa da zaten toplumca aynı fikirdeyiz diye düşünüyorum.  Dolar için ise yılsonu beklentisi 16,68 TL ve 12 ay sonrası için 17,42 TL olmuş. Faiz oranı beklentisi 14% olarak kalırken, cari yılda Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla(GSYH) büyüme beklentisi 3,4% ye gerilemiş.

Bu arada, Piyasa Katılımcıları Anketi,  finansal ve reel sektörde ki alanında uzman kişilerin, profesyonellerin, çeşitli makroekonomik değişkenler için beklentilerini izlemeye yarayan bir ankettir. Bence piyasada pusula niteliğinde bilgilerdir. TCMB bu anket sonuçlarını her ay EVDS’ de yayınlar.

Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla (GSYH) ise, belirli bir zaman içerisinde piyasada üretilen tüm mal ve hizmetlerin, tüm nihai ürünlerin, ekonomik değerini gösteren veridir.

Şimdi son söz diyelim ki;

Ters giden bir şeyler var. Teşhis koyup tedaviye başladığımızdan beri takip ettiğimiz verilerden, iyileşme sürecine henüz giremediğimizi açık bir şekilde görebiliyoruz. Belki de, yeni ve realist bir teşhise daha ihtiyacımız var. Sonrasında Ortodoks politikaları yeniden gündemimize alır mıyız dersiniz? Oturup düşünelim ama hep beraber olsun… Sağlıcakla kalın.