18/08/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

“VERİMLİLİK” NEDİR, NE DEĞİLDİR, ÖNEMİ…

Verimlilik, Üretim faktörleri ile üretim arasındaki ilişkiyi gösteren bir ölçüttür, üretimdeki girdiler ve çıktılar arasındaki ilişkidir. Yani, mal ve hizmet üretiminde kullanılan girdilerin(zaman, emek, sermaye, hammadde, arazi, bilgi vs.) etkin kullanımıdır.

                Verimlilik;

  • Kaynakların doğru kullanımıdır.
  • Teknoloji ve gelişmeleri yakından takip etmek ve kaynakların etkililiğini artırmak çabasıdır.
  • Sürekli iyileşmeyi hedefleyen bir düşüncedir.
  • Planlı, sürekli ve disiplinli yönetilen üretim aşamaları sürecidir.
  • Daha az çaba ve kaynak ile daha fazla çıktı alabilmektir.
  • Girdi miktarlarındaki değişimin üretim ve kaliteye etkisidir.

Verimlilik;

  • Doğrudan girdi miktarını düşürmek ya da arttırmak değildir.
  • Üretimi artırmak için küçük hilelere başvurmak değildir.
  • Tek başına maliyetleri düşürmek ya da karlılığı artırmak anlamına gelmez.
  •  Kalite artışı anlamına gelmez.
  • Üretim miktarı ya da kaliteyi ölçmeye yarayan bir ölçüt değildir.

Kısacası verimlilik, doğru zamanda ve miktarda, doğru kaynakları kullanarak, doğru kalitede üretmektir.

Verimliliği artırarak;

  • Aynı kaynakları kullanarak üretim miktarımızı artırabiliriz
  • Daha kaliteli üretebiliriz.
  • Üretim miktarımızı değiştirmeden ve kalitemizi bozmadan aynı kaynakları kullanarak daha az maliyetli üretim gerçekleştirebiliriz.

Bu şekilde bakarsak verimlilik bir ölçüt olarak karşımıza çıkar. Farklı bileşenler üzerinde yapacağımız yöntem değişiklikleri, tercihler, yenilemeler, iyileştirmeler ile girdi ve çıktı arasındaki ilişkinin göstergesi niteliğindedir.

Yani buradan şunu anlayabiliriz;

  • Maliyetlerimizi artırmadan,
  • Kalitemizi düşürmeden,
  • Mevcut kaynak kullanımımızı artırmadan,
  • Girdi miktarlarımızı artırmadan (insan, emek, sermaye, zaman vb.),

Üretim miktarımızı artırmanın tek yolu “verimlilik” artışından geçiyor.  İşte buna yüksek verimlilik deniliyor ve aşağıdaki gibi ifade ediliyor.       

Çıktı

Verimlilik = —————-

Girdi

 Bunu pek çok değişken için düşünebiliriz. Örneğin diğer değişkenler sabitken kalite artırmak istiyorsak ilk önce üretim verimliliğimize bakmalıyız ya da yine diğer değişkenler sabitken maliyet düşürmek istersek ilk bakacağımız gösterge yine verimlilik olmalıdır.

Verimlilik, işletmelerde performansa etki bakımından düşünülürse en önemli ölçütlerden biridir diyebiliriz. En doğru reçeteyi hazırlayarak yani en doğru girdi bileşenlerini bir araya getirip, optimum çıktı düzeyine ulaşmak, kar amacı güden her işletmenin birincil hedefidir. Zira verimlilik işletmelerin başarısıdır, karlılığı ve itibarına doğrudan etki eder. Verimlilik artışı piyasada rekabet koşullarında işletmenin daha da öne geçmesine imkân sağlar.

Verimlilik farklı bileşenlerin etkileşimi ile ortaya çıkan bir sonuçtur ve yönetilmesi gereken bir süreçtir aynı zamanda. İşletmeler verimliliklerini artırmak ve verimlilik yönetimi uygulamak istiyorlarsa öncelikle dört unsuru yerine getirmek zorundadır.

Alan-Lawlor Metoduna göre,

  1. Kabul Etme                : Öncelikle işletme verimsiz çalıştığını kabul etmelidir.
  2. Karar verme              : İşletme artık verimli çalışmaya karar vermelidir.
  3. Olanak tanıma          : Yöneticilere kararlarını uygulama olanağı tanınmalıdır.
  4. Harekete geçme      : Son aşamada alınan kararlara göre planlar uygulanır.

Verimlilik artışı ile kapasite kullanımları artar, maliyetler düşer, pazarda rekabet gücü artar, kalite yükselir, karlılık artar, işgücü kalitesi artar vs. Verimlilik düşerse bu durumun tam tersini düşünebiliriz. Yani, satış fiyatları yükselir, rekabet gücü düşer, kalite düşer, maliyetler artar, karlılıklar düşer, kapasite kullanımları düşer.

Verimliliği etkileyen faktörlerde vardır. Bunlar, iç faktörler ve dış faktörler olarak ikiye ayrılırlar. Dış faktörler, enerji ve hammadde kaynakları, siyasi- ekonomik politikalar, sosyolojik etkiler, finansman kaynakları, alt yapı ve ulaşım, AR-GE çalışmaları, çevresel faktörler vb. olabilirken, iç faktörler, teknoloji, çalışma metotları, yönetim şekilleri, insan ve emek unsuru, kalite anlayışı, makine-teçhizat, hammadde enerji vb. unsurlardır.

Sonuç olarak, ilerleme ve büyüme odağımız ise, verimlilik kavramını tam olarak benliğimize yerleştirmeli ve etkili bir verimlilik anlayışıyla geleceğimizi şekillendirmeliyiz. Teknolojiye ve yeniliğe her daim açık olmalıyız.

Yüksek verimlilik makro düzeyde de ülke ekonomisine ve gelişimine pozitif etki edeceğinden, verimlilik artırmaya yönelik girişimler de sonuna kadar desteklenmelidir. Araştırmaya, geliştirmeye, yaratıcılığa, kaliteye, birlikteliğe(ortaklık-ortak çalışma) ve tutarlılık içerisinde sürekliliğe önem vermeliyiz.  Çağdaş verimlilik anlayışı ile hedefler belirlemeli ve o hedeflerin başarısı için çalışmalıyız bununla birlikte, bu yoldaki çalışmaları sonuna kadar desteklemeliyiz. Ekonominin tanımı gereği, kıt kaynakları üretime katıp insan ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyorsak bu kıt kaynaklardan en iyi şekilde faydalanmalıyız ve bunu bize sağlayacak olan tüm yolları arayıp-bulup uygulamalıyız.

Sağlıcakla kalın!