02/07/2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya’nın gündemi dürüst haber kaynağı

YEREL GAZETELER KAPANIRSA 81 İLİMİZDE HALK KÖR TOPAL VE SAĞIR OLUR

Yazımın başlığı doğrudur. Kimse aksini söyleyemez. Bakın size basit bir örnek; Eğer Kütahya ilinde bir elin beş parmağı kadar olan yerel gazeteler çıkmasın, Kütahyalı kendisini ilgilendiren haberleri nerede okuyacaktır? Büyük tirajlı gazetelerde Kütahya her gün yer alamaz. Birkaç haber çıkar, arkası gelmez. Ama yerel gazeteler bir haberi ısıtıp ısıtıp yeniden sunarlar. Bunu defalarca yaparlar. Ta ki birileri çıkıp yanıt versin isterler. Samimi olalım; Kütahya’da yerel gazetelerimiz olmasaydı, sayın valimizi, sayın garnizon komutanımızı, sayın belediye başkanımızı, sayın cumhuriyet başsavcımızı, sayın kurum ve kuruluş başkanı, sorumlusu, yetkilisini, STK’ların sayın başkan ve yönetimlerini, il ve ilçe birimlerinin sayın müdürlerini kaçımız tanıyabilirdik? Fotoğraflarını sık sık görüyoruz. Kendilerini bir yerlerde gördüğümüzde kim olduklarını hemen anlayabiliyoruz. Yerel gazetelerde bir konu müteaddit kereler yayınlanır. Ta ki dediğim gibi bir yetkili yanıt verinceye kadar. Tavşanlı’nın bir zamanlar bir Kaymakamı vardı. En son Tekirdağ Vali Yardımcısıydı. Kendisini bir gün aradığımda bana: “Bülent Hoca, karşında emekli Mülki İdare Amiri Bekir Sıtkı Hanlıoğlu var” dediğinde inanır mısınız üzülmüştüm. Basın dostuydu. Biz bir avuç gazeteciyi gittiği köylerde yanında götürürdü. Bir keresinde çayımızı yudumluyoruz; Bana: “Bülent Hoca yerel basını taze inek, koyun, keçi sütüne benzetirim. Bilindiği gibi süt temel gıda maddelerimizdendir. Olmazsa olmazımızdır. Süt doğuştan ölüme kadar insanların içtiği, şifa kaynağıdır. Sizler, yerel basın mensupları, gazeteciler olmasa, benim Tavşanlı Kaymakamı olduğumu kaç kişi bilebilirdi?” demiş, Yine: “Sizler bizleri, yetkilileri, sorumluları, görev yapan müdür ve diğerlerini yeri geldiğinde uyarıyorsunuz. Bir anlamda bizlere yol gösteriyorsunuz. Bizlerin göremediğini sizler görüyorsunuz. Allah sizlere güç ve kuvvet versin” diyerek bizleri onurlandırmıştır. Öğrendiğim kadarıyla Kütahya’da sanırım merkezde 12 yerel gazete var (günlük ve haftalık) olarak. İl bazında ne kadar gazetemiz olduğunu bilmiyorum.

Tavşanlı İlçesi ilçe olalı beri birkaç yerel gazeteyle tanışmıştır. Bunlar benim de ilk yazılarımı yazdığım, çıraklık yıllarımın gazetesi, merhum Abdurrahim Börekoğlu’nun, bugün arşivi olmayan gazetesi “Müstakil Tavşanlı”, diğeri merhum Kamil Güvenç( Tatar Kamil)’in sahibi olduğu “Tavşanlı Postası” Gazetesi’dir. Bu gazetenin de arşivinin kaybolduğu söylenir. Soracak olsanız hayatta sadece bir pilot oğlu kaldı, o da zaten bilmez.

Diyeceksiniz Tavşanlı Halkı’nın sesi, kulağı, gözü olan yerel gazeteler bu kadar mıdır? Hayır, zaman içinde halen ayakta kalmaya çalışıyor; “Tavşanlı’nın Sesi” gazetesi, “Haber Tavşanlı “ Gazetesi ve “Tavşanlı Ekspres” Gazetesi bulunuyor. En garibi de “Tavşanlı Ekspres”. Çünkü bu yerel gazeteyi ayakta tutmak için sevgili öğretmen, Tuna İşleyen’in nasıl bir çaba içinde olduğunu iyi biliyorum.

Tavşanlı’da yıllar içinde bazı yerel gazeteler de çıkmıştır. “Bizim Tavşanlı, Tavşanlı Kurtuluş, Adım, Filiz ve Yaprak, Boşluk, Tavşanlı Haberci, Tavşanlı ilan ve Tavşanlı İl Gazeteleri” zaman içinde ortaya çıkmış, bir süre yaşamış ve kapanmışlardır. Ben bu yazımı neden yazdım? Yerel Gazeteler sadece Tavşanlı’da değil, Kütahya merkezde, ilçelerde de var. Gerçek sayılarını bilmiyorum. “Her horoz kendi çöplüğünde öter” derler ya ben de kendi sınırlarım arasında kaldım. Benim ulaşabildiğim sadece dört yerel gazete var. Bunlar, Kütahya Ekspres, Tavşanlı Ekspres, Ankara Etimesgut Haber ve Tavşanlı Haber gazeteleri. Her birinin kendine özgü sorunları bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde Sayın Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı medya sektörünün içinde bulunduğu darboğaza dikkat çekmiş, bir yazılı açıklamada bulunmuştu. Bu açıklamada krizden çıkış için alınması gereken önlemleri sıralanmıştı. İyi ki Kütahya Ekspres bu yazılı açıklamaya sayfalarında yer verdi de her şeyden haberimiz oldu.

Lafı oraya buraya dolaştırmadan bu açıklamayı okuyucularıma sunmayı düşündüm. Sayın genel başkana göre; “Döviz kurlarında yaşanan artışlar, girdi maliyetlerini katlamıştır. Bu arada akaryakıt ve enerji giderleri de artmıştır. Öyleyse ne yapılmalıdır?” Basın İlan Kurumu resmi ilanlar konusunda öncelikle yerel gazeteleri dikkate almalıdır. Çünkü bu ilanlar yerel gazetelerin gıdasıdır. Yaşamsal önemi haizdir. Hükümet Kanadının 12 temsilcisi derhal atanmalıdır. Çünkü bu nedenle Basın İlan Kurumu Genel Kurulu yaklaşık bir yıldır toplanamamaktadır. Bu yüzden hak kaybı yaşanmaktadır. Yeni fiyat tarifesi bizzat BİK Yönetim Kurulunca belirlenmeli ve Sayın Cumhurbaşkanına sunulmalıdır. Artış kararı alınırken kesinlikle Dolar artışı ve diğer para birimlerinin enflasyon oranı dikkate alınmalı ve fiyatlar yükseltilmelidir. Bu yeni fiyatların 2022 Yeni yılbaşından itibaren uygulanmasına geçilmelidir. Önerimiz; resmi İlan fiyat tarifesi sütun santim fiyatının satış sayısı, 50 binin altındaki gazeteler için en az 30 TL olması, 50 binin üzerinde olan gazeteler için de bunun paralelinde bir fiyat olmalıdır. Acil önlemler kapsamında, başta gazete kâğıdı olmak üzere sektörde kullanılmakta olan tüm sarf malzemelerinde KDV kesinlikle sınırlanmalı, uzun vadede, Türkiye kâğıt konusunda dışa bağımlılıktan kurtarılmalı, SEKA gibi kâğıt fabrikaları yeniden kurulmalı, hem istihdam yaratılmalı, hem sıkıntılar son bulmalıdır. Medya sektöründe faaliyet gösteren gazete, televizyon, radyo ve kurumsal internet haber siteleri için Kamu Bankaları’ndan “Kredi” sağlanmalı, bunlara banka sicil durumuna bakılmaksızın faizsiz kredi verilmelidir. KOSGEB, İŞKUR veya HAZİNE Tarafından zor durumdaki medya kuruluşlarına hibe verilmelidir. Medya kuruluşlarının birikmiş SGK ve diğer vergilerinde indirim yapılmalı, indirim sonrası hesaplanacak borç taksitlendirilmelidir. Gazete, televizyon, radyo, kurumsal internet haber sitelerinde görevli basın çalışanlarına ve diğer basın kartı sahibi gazetecilere de faizsiz kredi verilmelidir. Yargı Paketi kapsamında TBMM’de yapılan değişiklik geri alınmalı, icra ve iflas ilanlarının eskiden olduğu gibi, tam kapsamlı yayınlanması ve icra müdürlerinin keyfiyetine bırakılmaması için Adalet Bakanlığı’nca genelge yayınlanmalı ardından da yasal düzenleme yapılmalıdır. Televizyon kuruluşlarından alınan uydu bedellerinde indirim yapılarak TL’ye çevrilmeli, taksitlendirilme yoluna gidilmeli RTÜK payları, düşürülerek, bir süre alınmamalı, zorunlu yayınlanan kamu spotları ücretlendirilmelidir. Yerel basın kuruluşları, belediyeler ve kamu kurumları tarafından ilan ve reklamlarla desteklenmeli, THY, Vakıfbank, Ziraat Bankası ve kamu ilanları yerel medyaya yönlendirilmeli, ayrıca bakanlıklar ücretli kamu spotu ve zorunlu yayın desteği verilmeli, bu kapsamda yerel yönetimlerin meclis tutanaklarının tüm il ve ilçelerde yerel gazetelerde yayınlanması sağlanmalıdır. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde yer alan tasarruf tedbirleri kapsamında Kamu Kurumları’na getirilen yerel basına abone olunmama uygulamasına son verilmeli. Reklam ve ilan verme kısıtlaması kaldırılmalıdır.

Ben bu açıklamayı yeterli ve güzel buldum. Bu kadar güzel bir ifade için ne denir? “Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm” kadar net, doyurucu ve tatminkâr bir açıklama. Sayın genel müdürü kutluyorum. Tüm basın mensuplarını gazete çalışanlarını, gazete sahiplerini mutlu etmiş. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun böyle bir genel başkanı olması beni de gururlandırdı. Hepimize tercüman olmuşlar. Ömrüne bereket sayın başkan. Yazımın başına dönmek istiyorum. Gazeteler büyük-küçük ayırımı yapmadan, yerel ve ulusal olarak ifade etmeden halkımızın gören gözü, işiten kulağı, zor koşullarda yürürken bastonudur. Tüm yerel gazetelerimizin değerli sorumlularına en samimi selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Gazeteciler mübarek insanlardır. Hizmetleri aslında zekâtlarıdır. Hizmet uğruna döktükleri ter kurumadan hakları ödenmelidir. Gazeteci bu aziz vatanın yüce menfaattarı doğrultusunda ölüyorsa kesinlikle şehitler mertebesindedir. Bir asker, bir polis, bir sağlıkçı bu aziz vatanın bireyleri için ölürken şehitse neden gazeteci şehit olmasın ki?